HDP’nin gücü!

ANKARA - Eşbaşkanları, milletvekilleri, MYK ve PM üyeleri, hatta çalışan ve seçmenleri bile tutuklu bulunan HDP, referandum kampanyası tanıtım toplantılarıyla, “en ölü haliyle” bile toplumsal dinamiğin en güçlü aktörü olduğunu ve toplumsal karşılığının her geçen gün büyüdüğünü gösterdi.

Referandum çalışmalarına ilişkin siyasi partiler tutumlarını ve deklarasyonlarını açıklamayı sürdürüyor. Her siyasi partinin durduğu yer belli olsa da referandum çalışmasına nasıl bir motivasyon ile katıldığı önem kazanıyor. Meclis'teki siyasi partiler “Cumhurbaşkanlığı düzenlemesi” görüşmeleri sürecinde tutumlarını ortaya koymuştu. HDP ve CHP Anayasa değişikliğine sert bir muhalefet izlemelerine rağmen maddeler MHP ve AK Parti’nin oyları ile Meclis'ten geçti.

AK PARTİ’YE HİZMET EDEN MUHALEFET

Şimdi düzenlemenin halk süreci başladı. Referanduma 45 günden az bir zaman kalmasıyla birlikte sahadaki çalışmalar da hız kazandı. MHP ve AK Parti’den oluşan "Evet" cephesinin karşısında toplumun çok geniş bir kesimi "Hayır" cephesinde buluşuyor. Elbette bu konuda CHP ve HDP’nin toplumsal tabanları ve ağırlıkları nedeniyle çalışmaları önem kazanıyor. Üstelik AK Parti’ye yakın çevreler bile referandumun kaderinin Kürt oylarına bağlı olduğunu kabul ederken, CHP’nin “Düzenleme özerklik içeriyor” şeklinde düzenlemeye olumluluk atfeden kimi söylemleri, Kürtler nezdinde AK Parti lehine bir duruşu ifade ediyor.

Bu açıdan HDP çalışmalarının önemi, bir kat daha artmış durumda. Hem Mesut Barzani’nin gelişi ile yaratılan “Yeni bir süreç başlayacak, Kürdistan bayrağı dalgalandırdı” şeklinde kafa karıştıran söylemler hem de OHAL sürecinin bölgede yarattığı iki kat daha büyük baskı ortamında Kürtleri en azından sandıktan uzak tutmaya yönelik yaklaşımlar bu çalışmayı daha fazla önemli kılıyor.

HDP’YE YÖNELİK BASKILAR

Bu durum bilindiği için HDP üzerindeki baskılar da referandum yaklaştıkça artırılıyor. Sadece Ocak ayı sonunda ortaya çıkan bilanço, HDP’yi fiilen kapatma görüntüsünü ortaya çıkardı. Eş başkanları da dahil 13 milletvekili tutuklu bulunan, 40’tan fazla milletvekili gözaltına alınan, en az 1 bin 478 üye ve aktivisti tutuklu bulunan, 35 HDP il eş başkanı, 97 ilçe eş başkanı ve çok sayıda PM üyesi tutuklu bulunan HDP, dün kampanya startı ile halen gücü ve toplumsal karşılığından bir şey kaybetmediğini gösterdi.

HDP’ye yönelik baskılar sadece bununla da sınırlı değil. Her kritik dönemde, il-ilçe binaları ve hatta genel merkezi saldırıya uğramış, Meclis’te milletvekillerine şiddet uygulanmış, bir bileşeni olan DBP’nin hemen hemen bütün belediyeleri görevden alınmış bir parti aynı zamanda HDP.

TOPLUM NEZDİNDEKİ EN ÖNEMLİ GÜÇ

İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’da eşzamanlı olarak yapılan referandum kampanyası tanıtım toplantısı HDP’nin halen toplumsal dinamiğin en etkili güçlerinden biri olduğunu gösterdi. Normal koşullarda HDP’nin yerinde herhangi bir parti olmuş olsaydı bırakın referandum çalışması yürütmeyi, il ve ilçe binalarını bile açık tutamazdı. Bu tanıtımlar HDP çalışmalarının salonlarla sınırlı kaldığını göstermez, aksine toplum nezdindeki karşılığını ve dinamizmini gösterir.

HDP GÜCÜNÜN NEDENLERİ

HDP’nin bütün baskı ve operasyonlara rağmen bu kadar diri olmasının birçok nedeni bulunuyor. Birincisi, bugüne kadar Kürt siyasetine yönelik yapılan saldırılar en kapsamlısı olsa da, Kürt siyaseti ve HDP’yi oluşturan sosyalist siyaset, bu tür baskılara yabancı değil ve bugüne gelişi bu baskı ortamlarında sınanması ve direnç kazanmasıyla ilgili. HDP ve dayandığı siyasi gelenek, baskı ve saldırılara karşı direnç kazanan, bilenen bir gerçekliği ifade ediyor. İkinci önemli nedeni, HDP’nin çok güçlü bir toplumsal mücadele dinamiğine dayanması, HDP’yi saldırılara karşı daha dirençli hale getiriyor.

ASIL GÜÇ PROJENİN KENDİSİ

Ama HDP’nin bu kadar güçlü durmasının elbette en temel nedeni, HDP projesinin ruhundan kaynaklanıyor. HDP kurulduğu ilk gün, Kürt hareketiyle birlikte toplumda ezilen, dışlanan bütün kesimlere dayanarak yola çıktı. Bu kesimlerin ahlaki ve politik olarak haklılığı, ona söylem ve düşünce gücü üstünlüğü kazandırıyor. HDP’nin gücü bu anlamda sadece mağduriyetinden değil, aynı zamanda haklılığından geliyor. HDP, referandum tanıtım toplantısında ortaya koyduğu güç ve direnç ile bütün saldırılara rağmen halen toplumda nezdinde güven ve itibarını kaybetmeyen aksine bunu büyüten bir güç olduğunu gösterdi. O açıdan referandum sonucunun asıl belirleyeni, Kürt oyları ile birlikte, HDP’nin batıda göstereceği bu performansa bağlı. HDP de, “en ölü” haliyle bile çok büyük bir güç ve proje olduğunu bir kez daha kanıtladı. Eğer referandum sonucunda HDP’nin yürüttüğü çalışma doğrultusunda bir sonuç ortaya çıkarsa, ki bu büyük bir olasılık, o zaman hem HDP hem de toplumsal değişim açısından da 7 Haziran’ı aşan bir güç ve sinerji ortaya çıkmış olacak.

Kenan Kırkaya - dihaber