Referandumda Newroz virajı: Almanya 'yasak' Türkiye serbest mi?

ANKARA - Referanduma sayılı günler kala gözler, 8 Mart ve 21 Mart kutlamalarına çevrildi. Avrupa ülkelerinde “miting yapamamasını” mağduriyet propagandasına dönüştüren hükümetin bu sene Newroz kutlamalarına nasıl yaklaşacağı da merak konusu.

“Cumhurbaşkanlığı sistemi” olarak tanımlanan ancak muhalefet ve toplumun geniş bir kesiminin “otoriterlik” diyerek karşı çıktığı anayasa değişikliğine ilişkin referanduma 41 gün kaldı. Şimdiye kadar sistemin onaylanmasını isteyen AK Parti, MHP ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile bu düzenlemenin reddedilmesini isteyen çok geniş muhalefet bloğu argüman ve söylemlerini bir şekilde toplumla paylaştılar. Bu konuda muhalefetin dezavantajları, toplumsal tabandaki hareketlenme ve doğal propaganda yollarıyla aşılmaya çalışılıyor. 8 Mart ve 21 Mart bu doğal propaganda açısından da kritik tarihler olarak öne çıkıyor.

ERDOĞAN’IN TERCİHLERİ

“Evet” cephesinin öncülüğünü yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar pek çok ilde miting gerçekleştirdi. “Hayır” diyecek olan kesimlerin neredeyse tamamını “teröristlikle” suçlayan “Evet” cephesi, aynı zamanda pratikte de muhalefete yönelik çok sert bir yönelim sergiliyor. 41 günlük süre aynı zamanda referandum mitinglerinin artık artacağı bir tarih olacak. Her iki kanattan yüzlerce miting, halk toplantısı gerçekleştirilecek.

OHAL koşulları altında yapılan ve sandık güvenliğinin çok ciddi kaygı konusu olduğu referandumda, yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 21 Mart Newroz kutlamaları önemli birer mihenk taşı olacak.

Her iki tarih de sadece bu günlerin tarihsel anlamları üzerinden değil, aynı zamanda toplumun güncel gelişmelere ilişkin güçlü bir şekilde nabzını yansıtan günler olarak bugüne kadar kutlandı.

8 MART SALDIRILARI BAŞLADI

8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak her yıl Türkiye’de kadınların talepleri ve politik tercihlerini yansıtarak alanlara çıkıyor. Şimdiye kadar daha çok Kürt illerinde pek çok yerde, 8 Mart kutlamaları müdahale ve engellemelere maruz kaldı. 8 Mart kutlamalarının engellendiği bütün dönemlerde, siyasi olarak iktidarın sıkıntılar yaşadığı ve yapılacak olan kutlamaları kendisi açısından “tehlike” olarak gördüğü dönemlerde gerçekleşti. 8 Mart kutlamalarının 1980 darbesinden sonra 4 yıl boyunca yasaklanmış olması da, iktidarların 8 Mart’a yaklaşımını göstermesi açısından önemli bir veriye işaret ediyor.

Bu sene de iktidar OHAL’i gerekçe göstererek, özellikle kadınların referandum motivasyonu ile alanlara çıkacağını hesaplayarak, 8 Mart kutlamalarını birçok kentte önce yasakladı. Ardından kadınların ısrarıyla kutlamaların bir kısmına izin çıktı. Ancak erken başlayan kutlamalar kapsamında Urfa, İstanbul gibi kentlerde 8 Mart gösterilerine müdahale edildi. Kadınların “Başkanlığa Hayır” randevusu ile 8 Mart günü yapacakları etkinliklere yönelik hükümetin tutumu ile kadınların vereceği mesajlar referandum açısından önemli göstergeler olacak.

NEWROZA YAKLAŞIM NE OLACAK?

21 Mart tarihinde gerçekleştirilecek olan Newroz kutlamaları ise, başta Kürt halkı olmak üzere bölge halkının referanduma yönelik tutumlarını çok açık bir şekilde ortaya koyacak. Kürt siyasi hareketinin operasyonlarla mecalden düşürülmeye çalışıldığı bir dönemde, Newroz kutlamaları, tarihsel öneminin yanı sıra güncele ilişkin vereceği mesaj açısından önem taşıyacak. Zaten her yıl yapılan Newroz kutlamalarının güncele ilişkin verdiği mesajlar çok daha kritik ve önemli oluyor. 90’lı yıllarda Kürt isyanını sokağa yansıtan Newroz, yasaklı yıllardan sonra 2000’li yıllarda devleşen ve zirveleşen kutlamalara dönüştü. Yüzbinleri aşıp milyonlara varan Newroz katılımları Kürt siyasetini aynı zamanda etkili bir güç haline getirdi. 2013-2015 yılları arasında ise Newroz apayrı bir anlama sahipti. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çözüm mesajlarının okunduğu Newrozlar, hiç kimsenin burnunun kanamadan huzur içinde geçirdiği 3 yıllık bir süreci yaşattı Türkiye’ye. Yapılan görüşmeler sonucu elbette Newroz kutlamaları için engel çıkarılması bir yana gerekli kolaylıklar sağlandı iktidar tarafından.

ÇÖZÜMÜN BAŞLATILDIĞI NEWROZ’DA ÇÖZÜM BİTİRİLDİ

Ancak çözüm sürecinin bitirilmesi de başlatılması gibi Newroz tarihine denk getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Mart 2015 tarihinde yani Newroz arifesinde “Masa falan yok, izleme heyetini doğru bulmuyorum” açıklamaları sürecin bitirildiğinin göstergesi olarak kabul edildi.

TERK EDİLMEYEN NEWROZ ALANLARI

Newroz kutlamaları hem AK Parti öncesi dönemde hem de sonrasında yıllarca yasaklandı, birçok Newroz kutlamasında katliamlar yapıldı, önemli saldırılar gerçekleştirildi. Ancak Kürtlerin özgürlük ısrarı sürekli baskın geldi ve her seferinde Newroz alanları terk edilmeyerek adeta özgürleştirildi.

NEWROZ’A ‘HAYIR’ DAMGASINI VURUR

Bu sene referandum öncesine denk gelen Newroz kutlamaları, verilecek mesajlar açısından önem kazanıyor. AK Parti’nin bir yandan Kürt siyasetini tasfiye etmeye çalışırken, öte yandan referandumda gözlerini Kürt oylarına diktiği bir dönemde, muhtemelen Kürtlerin “Hayır” taleplerinin baskın olacağı Newroz kutlamalarına yaklaşımı önemli olacak. Ayrıca Kürt siyaseti açısından da, Newroz kutlamaları ve programı, güçlü “Hayır” mitinglerine vesile olacak.

ALMANYA İZİN VERMİYOR, TÜRKİYE VERİYOR MU?

Daha önce defalarca Newroz kutlamalarını yasaklamış, bu gösterilere müdahale etmiş olan AK Parti hükümetinin Newroz kutlamalarına izin verip vermeyeceği de merak konusu. Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde referandum mitinglerine izin verilmemesini propagandaya dönüştüren hükümetin, Türkiye’de insanların kendi ülkelerinde bayram kutlamaları ve miting yapmalarına izin vermemiş olması da dikkat çekiyor. 7 Haziran seçimlerinden önce ve sonra yapılan saldırılarla adeta HDP’yi alanlara çıkamaz hale getirmeleri de çarpıcı bir örnek oluşturuyor.

Kenan Kırkaya - dihaber