7 soruda yüzyılı şekillendirecek Bab savaşı

HABER MERKEZİ - Bab savaşı sadece çok denklemli değil, aynı zamanda Suriye’nin geleceği ve tüm Ortadoğu’nun yeni yüzyılda nasıl şekilleneceğini belirleyecek bir savaş olarak kapıya dayandı.

Suriye iç savaşının, başladığı Mart 2011 tarihinden bugüne kadar Kobanê, Girê Spî, Halep, Hasekê, Rakka, İdlib ve Deyr-Zor’da yaşanan önemli kırılmaların ardından gelip Bab kapısına dayandı. Türkiye’nin “Fırat Kalkanı Hareketi”yle fiili olarak yer alması, bir tarafta Rusya ve Suriye rejimi diğer yandan da Kürtlerin öncülüğünde gelişen demokratik bir yapının gelip dayandığı Bab kapıları, önümüzdeki günlerde daha çetin çatışmaların yaşandığı bir alan olacak gibi.

NEDEN BAB?

Suriye savaşının dönüm noktası olarak değerlendirilen Halep’te Suriye ve Rusya’nın “muhalifleri” tam anlamıyla kuşatmaya alıp, “Büyük Halep Savaşı”na hazırlanırken, Bab kapısına dayanan savaş, Halep’te verilecek olan bu savaştan daha önemli bir yer tutmaya başladı. Nedeni açık, Türkiye’nin 3 ayı geçen hareket kapsamında Bab’ın kent merkezine kadar ilerlemesi karşısında batı ve doğu cephelerinde de Kürtler öncülüğünde Devrimciler Ordusu ve Demokratik Suriye Güçleri’nin kenttin sınırına dayanması, güneyde de Bab’a doğru yoğun sevkiyat yapması herkesin Bab’ta bir hesabının olduğunu açık göstergesi.

BAB’TA HESAPLAR NE?

Peki sahadaki aktörlerin bu hesapları neler, hangi güç ne tür bir planla Bab’a yaklaşıyor? Türkiye bir yandan Kürt karşıtlığı üzerinden Efrin ve Kobanê kantonlarının birleşmesinin önünü alıp, oyun dışı kaldığı Rakka ve Musul operasyonlarından sonra yeniden prestij yenilemekle birlikte Halep’te “arkadaşlarım” dediği grupların kuşatmasını Bab üzerinden yarmayı hedefliyor. Çünkü Bab’ı alması durumunda Türkiye ve destekli grupların Halep’e yöneleceği su götürmez bir gerçek olarak duruyor. “Bir taşla iki kuş vurmayı” hedefleyen Türkiye’nin bir diğer hesabı da Rakka’yı tamamen DAİŞ’ten temizlemek amacıyla başlayacak bir operasyon için rüştünü Bab kapısına dayanan bu savaşta kanıtlamak.

BAB DAİŞ İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Kasabayı Kasım 2013’ten bu yana denetiminde tutan DAİŞ için burası Rakka’dan sonra “ikinci başkent” konumunda. DAİŞ’in Haziran 2015’te Türkiye’ye açılan en önemli koridoru olan Girê Spî’de kontrolü kaybetmesinin Avrupa’ya açılmak için Türkiye üzerinden kullandığı en önemli ve tek bölge olarak Bab’ın da içerisinde yer aldığı Şehba bölgesi kalmıştı. DAİŞ, Bab’ın kuzeyinin Türkiye destekli grupların kontrolüne geçmesinin ardından bu hatta iyice nefes kaybetti. Ancak Bab’ın kontrolünü elinde tutması bu hattı yeniden geçişlere açma şansını da elinde tutmayı sağlayacak. Bununla birlikte buranın kontrolünü kaybetmesi Musul ve Rakka’daki kaybedişlerle birlikte DAİŞ iyice güçten düşmüş ve zayıflamış olacak. Elindeyse sadece Rakka kalacak ki Demokratik Suriye Güçleri’nin buraya dönük Fırat’ın Gazabı adıyla başlattıkları operasyon da devam ediyor.

BAB KÜRTLER İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Suriye iç savaşının ardından 3’üncü yol olarak sahneye çıkan Kürtler öncülüğündeki güçlerin, bu savaştaki temel hedefi ise özellikle savaşın ilk gününden bu yana dört bir yandan kuşatma altında olan Efrin’e Bab üzerinden bir koridor açarak, aynı zamanda Kobanê kantonuyla burayı birleştirmek. Böylesi bir durum Suriye’nin geleceğinde Kürtler öncülüğündeki güçlerin masada temel aktör olmasını sağlayacağı gibi Rojava devriminin de artık perçinleşmesini sağlayacak. Çünkü Efrin’in daha fazla kuşatma altında olması demek Türkiye’nin yakın zamanda buraya dönük bir hareketi de gündeme getirecektir. Minbic’in haziran ayından başlayan operasyonla DAİŞ’ten geri alınmasının ardından bu fırsatın daha da yakınına gelinmesi sonrası, Türkiye destekli grupların da bu bölgeye dönük harekete geçmesi bunu ertelemiş gibi görünse de son günlerde yaşanan gelişmeler, Kürtler öncülüğündeki güçler Bab kapılarına kadar dayanmasını sağladı.

TÜRKİYE MİNBİC’E NEDEN YÖNELDİ?

Suriye özellikle Türkiye ve destekli grupların Halep kuşatmasını kırmak amacıyla olası bir operasyonunun önünü daha Bab da almak amacıyla güney hattına günlerdir yoğun yığınak yaptığı sahadan yerel kaynaklarca da belirtiliyor. Türkiye’nin Bab kent merkezine çok ciddi yakınlaşmışken ve Rus uçağının düşürüldüğü günün yıl dönümünde yaşanan hava saldırısı bir noktada bu ön almaya dair bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Saldırıdan bu yana “suspus” olan hükümet yetkililerinin bu konuda halen ciddi bir değerlendirme yapmamış olmaları bir yana operasyonun söz konusu bölgede durmuş olması Türkiye’nin şimdilik daha ileri gitmeyeceğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kapsamda “Minbic’e gireceğiz” sözleri ve sonrasında Minbic’in batısına dönük Türkiye destekli saldırılarla da Fırat Kalkanı’nın yönü Minbic’e doğru evrildi. Ancak Türkiye’nin bu atağına karşı Demokratik Suriye Güçleri’nin “saldırılara karşı tüm gücümüzle Minbic Askeri Meclisi’nin yanında olacağız” açıklaması ve bölgedeki çatışmalar, Türkiye’nin burada ciddi bir ilerleyiş kat edemeyeceğini gösteriyor.

BAB NEREYE DÜŞER?

Peki yüzyılı şekillendirecek bir savaşın kapıya dayandığı Bab nereye düşüyor? Bu kasaba Suriye iç savaşı öncesinde yaklaşık 70 bin kişinin yaşadığı aynı zamanda bir sanayi merkezi olarak da biliniyor. Türkiye sınırına yaklaşık 30 kilometre mesafede bulunan Bab, Suriye’nin merkezinde bir kavşak gibi duruyor ki Türkçe karşılığı da bu özelliğine denk düşecek gibi “kapı.” Kasabanın nüfusunun önemli bir kısmını Sünni Araplar oluştursa da kasabanın kuzey hattı ağırlıkta olmak üzere 116 köyü Kürtlere ait. Bir yandan batı ve doğuya bir yandan da kuzey ve güneye açılan kavşakta yer alan Bab, bu konumu itibariyle de çok stratejik bir bölge. Akdeniz kıyısındaki Lazkiye’yi İblid, Halep ve Minbic üzerinden Rakka’ya oradan da Irak’a bağlayan ülkenin en önemli ulaşım yolu olan M4 Otobanı Bab kapısından geçiyor.

KİM BAB’A NE KADAR UZAKLIKTA?

Savaşın kapıya dayandığı Bab’ta tüm taraflar da kentte burun buruna bir mesafe kadar gelerek, konumlanmış durumda. Türkiye ve destekli gruplar Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında kasabanın kuzey yönünde DAİŞ’in denetimindeki kenttin merkez sınırlarına kadar yaklaşmış durumda. Günlerdir kasabanın doğusunda yer alan Qabaşin köyünde DAİŞ ile çatışmalar bu cepheden ilerleyişi yavaşlatırken, en son iki gün önce yaşanan hava saldırıları ve verilen kayıplar kent sınırına kadar ilerleyen güçlerin durmasını da beraberinde getirdi. Bu gelişme karşısında hem batıdan hem de doğudan ilerleyen Kürtler öncülüğündeki güçler de her iki cepheden kenttin kapılarına dayandı. Kasabanın doğusundaki stratejik Erima köyünün bir kaç gün önce Minbic Askeri Meclisi’nin denetimine geçmesinin ardından bu cephedeki mesafe dün itibariyle 17 kilometreye kadar düştü. Aynı şekilde batı yönünden ilerleyen Devrimciler Ordusu da Helisa köyünü aldıktan sonra ilerleyerek geldikleri batı cephesinde Bab kent merkezi ile aralarında sadece 7 kilometre kalmış durumda. Suriye rejimi ise güney hattından kasabaya yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta.

Tüm bunların dönüp dolaştığı Bab, belki de önümüzdeki bir kaç gün ya da hafta içerisinde “geleceğin Suriye’sinin nasıl şekilleneceği” bir yana Türkiye, Rusya, ABD ve Kürtler nezdinde “gelecek yüzyılın nasıl şekilleneceğinin, bu şekillenmede temel aktörün kimlerin olacağı?” sorularının da yanıt bulacağı dolayısıyla Ortadoğu’nun kaderinin belirleneceği bir cenge tanıklık edecek.

Hayri Demir - dihabere