HABER MERKEZİ - Astana öncesi Suriye topraklarında hesaplar yeniden ısıtıldı. Uzun bir aradan sonra ABD’nin İHA’larla tekrar devreye girdiği, Rusya’nın da dahil olduğu Bab düğümünün Türkiye’den çok rejimle çözüleceği kaydediliyor.
Rusya, İran ve Türkiye’nin öncülüğünde Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapılması planlanan Suriye görüşmeleri öncesi bölgede hareketlilik arttı. Astana’ya davet edilen ancak katılıp katılmayacağı henüz netleşmeyen ABD uzun bir aradan sonra İHA’larla Bab’a yönelik saldırı düzenledi. Rusya’nın da Türkiye ile ortak operasyon yaptığı iddia edildi.
ABD NEDEN DESTEĞİ KESTİ?
ABD, uzun bir aradan sonra Türkiye ile istihbarat paylaşımı ve Bab'taki DAİŞ hedeflerine saldırı noktasında Türkiye'nin "Koalisyon güçlerinin yalnız bıraktığı" tepkisini dindirmeye çalışsa da, Rusya, İran ve Baas Rejimi blokunda siyaset üretmeye başlayan Türkiye'yi tatmin etmedi. "Fırat Kalkanı Harekatı" başladığında en fazla 20 kilometre derinliğe inme sözü veren Türkiye gereğini yerine getirmeyince ABD desteği kesti.
REJİMİN EGEMENLİĞİNİ TAAHÜT ETTİ
Bab'ı alarak Kobanê ve Efrîn'in birleşmesini engellemek isteyen Türkiye ise, 20 kilometreyi yeterli bulmayıp kenti kuşattı. Türkiye, ABD'nin desteği kesilince de uçağını düşürdüğü, elçisine suikastı engelleyemediği Rusya ile yakınlaştı. Rusya bunu iyi kullanıp, hem ABD ve Avrupa devletlerine karşı TSK gücünden faydalanmayı hem de zorda kalan Türkiye'yi rejimin egemenliğini tahsis etmede kullanmaya başladı. Türkiye, bunun karşılığında Moskova Antlaşması ile rejimin egemenliğini taahhüt etti.
HESAPLAR TUTMADI
Bab’ı alarak Kürt kantonlarının arasına girmeyi amaçlayan Türkiye, yeni ittifaklarının desteğiyle Bab'a saldırmaya başladı, ÖSO gruplarına hem havadan hem de topçu birlikleriyle destek verdi. ABD, Rusya ve İran dahil her egemenin enstrümanını gerektiğinde çalan DAİŞ, karşı saldırılarla hesapları bozdu.
Türkiye, ABD'nin hava desteğiyle ilerleyen Demokratik Suriye Güçleri (QSD) gibi ÖSO gruplarının da Bab'ta ilerleyeceğini varsaydı. Ancak ÖSO grupları, DAİŞ'in ilk karşı saldırısında TSK'yi yalnız bırakıp geri kaçtı ve Akil Dağı'nda ağır kayıplar verildi.
Rusya ise, hava desteğiyle Türkiye'yi Bab'a yönlendirme ve faturayı yükseltme arayışına girdi. DAİŞ ile mücadelede TSK yetersiz kalınca, Türkiye ABD ve koalisyon güçlerini destek vermemekle suçladı. Oysa Türkiye sahada tercihini yapmış, Rusya ve İran’la harekete geçmişti.
BAB KİME KALACAK?
Her ne kadar bu hesaplar içinde Rusya ile ABD'nin karşı durdukları algılansa da, iki egemen devletin Suriye haritası üzerinde uzlaştıkları ve adım adım inşa ettikleri kaydediliyor. DAİŞ'i istedikleri mecraya çekip, gerektiği yerde kullanan söz konusu devletlerin, şu aşamada Bab'tan DAİŞ'i sökmek istemedikleri, sonuçta da Bab'ın QSD onaylı rejim güçlerine bırakılacağı ifade ediliyor. Moskova antlaşması ile Suriye topraklarında kendisini işgalci pozisyonunda bırakan Türkiye'nin ise, gelecekte tüm güçlerini çekmek zorunda kalacağı belirtiliyor.