İZMİR - DİSK'e bağlı Cam Keramik-İş Sendikası'na üye oldukları için işten atılan BATIÇİM fabrikası işçileri, direniş çadırı kurdu. Cam Keramik-İş Sendikası Genel Sekreteri Ergin Ay, "Bu emeğin, alın terinin kavgasıdır. Adalet istiyoruz ve mutlaka biz kazanacağız" dedi.
İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş.'de (BATIÇİM) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Cam Keramik-İş Sendikası'na üye oldukları için işten atılan 10 işçi, fabrika önünde direniş çadırı kurdu. Fabrikanın karşısında bulunan refüje çadırlarını kuran işçiler, "BATIÇİM işçileri anayasal hakkını kullandı, atılan işçiler geri alınsın" pankartı astı. İşçiler, direnişe ilişkin düzenledikleri basın açıklaması öncesi fabrikanın ön kapısına yürüyüş gerçekleştirdi. "Birleşe birleşe kazanacağız" ve "İş ekmek yoksa, barış da yok" sloganları atılan yürüyüşe, birçok sivil toplum örgütü temsilcisi ve işten atılan işçilerin aileleri de atıldı.
İşçiler adına açıklama yapan Cam Keramik-İş Sendikası Genel Sekreteri Ergin Ay, Çimse İş Sendikası'nın işçilerden ziyade işverenin yanında durduğunu ve bundan dolayı örgütlenmeye başladıklarını belirtti. Ay, "İşveren ve sendika bürokratlarının durumdan haberdar olması ve işten atma tehdidi üzerine 150 işçi, bir günde sendikamız Cam Keramik-İş’ e üye oldu. Üyelerimizin birlik ve beraberliği karşısında önce bir adım geri çekilen patron, görüşme taleplerimize yanıt vermedi. Sonrasında baskısını arttırdı ve fabrika içerisinde adeta kamp kuran Çimse İş yöneticileri ile birlikte işten atmakla tehdit ederek işçileri böldüler" dedi.
'BU KEZ BALTAYI TAŞA VURDULAR'
Toplu İş Sözleşmesi'nin (TİS) tarihinin yaklaşmasından kaynaklı sendika olarak işçilerle anket çalışması yaptıklarını ve çıkan sonuçlardan iş verinin rahatsız olduğunu kaydeden Ay,"Durumdan rahatsız olan BATIÇİM patronu ve işbirlikçi sendika yöneticileri 10 üyemizin ekmeğiyle oynadı ve hukuksuz bir şekilde üstelik bazılarını tazminatsız işten çıkardı" diye konuştu.
Tehlikeli bir işkolu olan sektörde işçilerin çok düşük ücretlerle çalıştırıldığını ifade eden Ay, şirketlerin ve patronların her geçen gün zenginleştiğini işçilerin ise sahte sendikanın da işbirliğiyle giderek yoksullaştığını kaydetti. Ay, şöyle dedi: "Her yıl daha çok işçi, iş kazalarında hayatını kaybetmekte, tozdan kaynaklı meslek hastalıklarına yakalanmaktadır. Tüm işçilerin yararlanması gereken Fiili Hizmet Süresi Zammı’ndan işçilerin çok küçük bir kısmı göstermelik olarak faydalanabilmekte. İşte bu yüzden çimento fabrikaları kaynamaktadır. İşçiler arasındaki huzursuzluğun farkında olan patronlar, üyelerimizin yaptığı anketten ve bu duyarlılığın diğer fabrikalara sıçramasından korkuyor. Toplu Sözleşme öncesi tüm işçilere gözdağı vermek istediler. Bu hukuksuz işten atmalara bir de kılıf uydurmaya çalışan BATIÇİM patronu, üyelerimizi önce Söke Fabrikası'nda görevlendirmiş ve sözde bu görevi kabul etmedikleri için attığını iddia ediyor. Yasaların arkasından dolanarak işi kurtaracağını düşünenler bu sefer baltayı taşa vurdu. Cam Keramik-İş Sendikası olarak, atılan işçilerimizle birlikte sonuna kadar direneceğiz. Bu haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı her türlü meşru mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz."
'BU EMEĞİN, ALIN TERİNİN KAVGASIDIR'
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "OHAL'i grev tehdidi olan yere müdahale için kullanıyoruz" sözlerini hatırlatan Ay, "Bu gidişat böyle sürdürülemez. Nasılki milletin iradesi deniyorsa, işçinin iradesine de saygı gösterilmek zorunda. İşçiler istediği sendikayı seçebilmeli ve kendi sözleşmesinde söz sahibi olmalıdır. Buradan BATIÇİM patronuna bir daha çağrı yapıyoruz. Cam Keramik-İş Sendikası olarak iş barışının sağlanması ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesini istiyoruz. İşçilerin sendikal hak ve özgürlüklerine saygı gösterin ve hukuksuz bir şekilde işten çıkardığınız işçileri geri alın. Buradan tüm İzmirlileri, tüm işçileri, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini bu onurlu mücadeleye omuz vermeye ve dayanışmaya çağırıyoruz. Bu emeğin kavgasıdır, alın terinin kavgasıdır. Adalet istiyoruz ve mutlaka biz kazanacağız" diye konuştu.
26 yıldır BATIÇİM'de çalışan ve işten atılan Osman Dündar ise, işçilerin taleplerini şöyle sıraladı:
* TİS görüşmeleri şeffaf olmalıdır. İşçilerin onayı olmadan kesinlikle imzalanmamalı ve sözleşmeler en fazla 2 yıl olmalıdır.
* Kıdemli işçilerle yeni işçiler arasına nifak sokan ücret adaletsizliği giderilmelidir. Gerçek yaşam şartları göz önüne alınarak seyyanen en az 400 TL net iyileştirme sağlanmalı, saat ücretlerine yapılacak zammın üstüne de kıdem zamları eklenmelidir. Toplamda yüzde 50'nin altına düşülmemelidir.
* Gece vardiya zammı 5 TL olmalıdır. Evlenme, doğum, ölüm gibi durumlarda yardım adı altında ödenen komik rakamlar, bir maaş tutarına yükseltilmeli ve işçilerden vergi kesintisi yapılması engellenmelidir.
* İşçi sağlığı ve güvenliği kurallarının eksiksiz uygulanması ve işçi denetimi için gerekli düzenlemeler mutlaka yapılmalıdır.
* Esnek çalışma uygulamaları, taşeron sistemi ve kiralık işçilik gibi uygulamaları fabrikadan uzak tutmak için gerekli düzenleme yapılmalı, insanca ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlanmadır.