İSTANBUL / İZMİR – Hükümetin 2018-2019 yılları maaş zammı teklifine tepki gösteren KESK'liler, “Hükümet, açlık sınırının bin 700, yoksulluk sınırını 4 bin 955 TL'ye dayandığı koşullarda aileleriyle birlikte 20 milyonu bulan geniş bir kitleye 'sefalete devam' teklifi yapmıştır" dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu, AKP hükümetinin kamu emekçileri ve emeklikler için 2018-2019 yıllarına ilişkin sunduğu maaş artış teklifini protesto etti. Unkapanı'ndaki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İstanbul İl binası önünde düzenlenen eylemde "Grevli gerçek toplu sözleşme hakkımızdır" pankartı açan emekçiler, sık sık "Emekçiyiz haklıyız kazanacağız", ""Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır" sloganı attı.
Açıklamaya, emekçilerin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkan Yardımcısı İsmail Polat da destek verdi.
'SEFALETE DEVAM TEKLİFİ YAPILDI'
Emekçiler adına açıklama yapan KESK İstanbul Platformu Dönem Sözcüsü Vaiz Adıgüzel, AKP’nin dün kamu emekçisi ve emekliklerinin maaşlarına yönelik 2018- 2019 yılı için yüzde 3 artı 3 şeklinde yaptığı öneriye tepki göstererek, "Açıklanan kamu işveren heyeti teklifi her şeyden önce ciddiyetten yoksun. 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisi ile dalga geçen bir tekliftir. Hükümet, açlık sınırının bin 700, yoksulluk sınırını 4 bin 955 TL'ye dayandığı koşullarda aileleri ile birlikte 20 milyonu bulan geniş bir kitleye 'sefalete devam' teklifi yapmıştır" dedi.
'GERÇEK BİR TOPLU SÖZLEŞMEDEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİL'
Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakkının olmadığını söyleyen Adıgüzel, "Demokrasinin, adaletin, hukukun ayaklar altına alındığı bir yerde emeğin haklarından bahsetmenin mümkün olmadığına dikkat çekiyoruz. OHAL'in işçilerin, emekçilerin hak alma mücadelesine set çekmek için sürdürüldüğünün tüm açıklığı ile itiraf edildiği koşullarda gerçek bir toplu sözleşmeden söz etmenin mümkün olmadığının altını bir kez daha çiziyoruz" diye konuştu.
'OHAL ve KHK REJİMİNE KARŞI MÜCADELE EDELİM'
Emeğin ve emekçilerin önündeki en büyük engelin OHAL ve KHK'lar olduğunu belirten Adıgüzel, "Önümüzdeki en büyük engel olan OHAL ve KHK rejimine karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Kamu emekçileri açısından ortada ne bir pembe tablo ne de tarihi başarılar vardır. Tam tersine kamu emekçileri olarak hangi sendikaya üye olursak olalım aslında hepimiz yıllardır kaybediyoruz. Bunu değiştirmenin yolu siyasi iktidardan icazet bekleyenlerle değil, kamu emekçilerinin ortak talepleri için mücadele edenlerle yürümekten geçmektedir" diye konuştu.
Açıklama, sloganlar eşliğinde son buldu.
SES: BU ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEKTİR
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi de, hükümetin kamu emekçilerine yüzde 3 artı 3’lük zam teklifini protesto etti. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde eylem yapan emekçiler adına SES üyesi Rukiye Çakır açıklama yaptı.
'RESMEN ORTA OYUNU OYNANIYOR'
Hükümetin bilinçli bir şekilde kendisine karşı direnen tek sendika olan KESK'i arka plana ittiğini söyleyen Çakır, Hükümetle devam eden TİS görüşmelerinin toplamda 5 milyon insanı etkileyeceğini söyledi.
Pazarlığı devam eden TİS taslağında kazanılmış olunan tüm haklarının tehdit altında olduğunu ifade eden Çakır, "TİS biraz da farkındalık yaratmaktır. Sağlıkçılar, 7 gün 24 saat çalışıyor ancak fiili hizmet zammımız yok. Bu bizim için vazgeçilmezdir. Bugün hükümet kolluk kuvveti olan polise, askere bunu verirken sağlıkçıya 'hayır' diyor” dedi.
Taşeron işçiliğin kaldırılmasını isteyen Çakır, “Yakıcı taleplerimiz var, sadece 3 artı 3’e takılmıyoruz. Resmen bir orta oyunu oynanıyor. Bu ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir" şeklinde konuştu.
AKP’nin bu cesareti emekçilerin dağınıklığında yandaş sendikanın güçlenmesinden aldığını belirten Çakır, bu teklifi kabul etmediklerini söyledi.
Açıklama sloganlarla son buldu.