Oledirî’de berxbir zamanı 2017-08-24 09:03:09 HAKKARİ - Hakkari’de yasaklanmayan nadir yaylalardan biri olan Oledirî yaylasında hayvancılık yapan Kêrîser mezrası sakinleri, akrabaları ile bir araya geldikleri Berxbir Şenliğinde koyun ve kuzuları kırptı. Hakkari’nin Kırıkdağ (Dêzê) köyü Kêrîser mezrasına bağlı Oledirî yaylasında hayvancılık yapan köylüler, akrabaları ile bir araya geldikleri Berxbir Şenliğinde koyun ve kuzuları kırptı. Kent merkezi, ilçe ve civar köylerden akrabalarını arayarak, şenliğe davet eden köylüler, gün boyu bir taraftan koca kazanlarda yemek hazırlayıp misafirlerine ikram etti, bir taraftan da koyun ve kuzuları kırptı. İlkbahardan beri hayvanlara bakan çobana verilen ücretin de hesaplandığı şenlikte, kimi hayvanlara alıcı çıktı. Büyükleri bu işler ile ilgilenen yaylanın çocukları ise bölgede bulunan derede yüzmenin keyfini çıkardı. ÖNCE YIKANIR SONRA KIRPILIR Bu geleneği yıllardır sürdürdüklerini dile getiren yayla sakinlerinden Emin Yiğit, “Eskiden herkes berxbir yapardı. Ancak bu yıl sadece bir tek biz yaptık” dedi. Kırpma işleminden bir gün önce koyun ve kuzuların yıkandığını dile getiren Yiğit, bu işlemlerin tamamının ortaklaşa yapıldığına dikkat çekti. Yünün ihtiyaca göre ya elde tutulduğunu ya da satıldığını belirten Yiğit, “Bu yünler bütün bölgede her evde bulunan yorgan, yatak, yastık ve minderlerde kullanılır. Köylerde de eskiden beri yün çorap örmesini bilen kadınlar bu yünden çorap örerler” dedi. ‘BİR ARAYA GELMEMİZE VESİLE OLUR’ Davet üzerine Yüksekova’dan gelen Bekir Güler, etkinliğin akrabaların bir araya gelmesine vesile olduğunu söyledi. Güler, “Bugünde uzak yakın bütün akrabalar bir araya geliriz. Birbirimize yardımcı oluruz. Kuzuları kırpar, etler pişirir güzel bir gün geçiririz” dedi. ‘VERİMLİ BÖLGELERİN TAMAMI YASAKLI’ Bölgedeki birçok yaylanın yasaklı olduğunu hatırlatan yayla sakinlerinden Lezgin Yiğit, “Eskiden bu bölgede binlerce koyun vardı. Şimdi ise 500- 600 adet var. Bu köyde her evde 300-400 koyun bulunurdu. Şimdi ancak 20-30 tane bakabiliyoruz. Çünkü verimli bütün meralar ve yaylalar yasaklanmış, hayvan besleyecek alan kalmadı. Burası hayvancılık açısından bir cennettir. Ancak şimdi hiç bir şey yapamıyoruz” diye konuştu. KUZULARA BIZMIK TAKILIYOR İlkbahardan beri koyunlardan ayrı otlatılan kuzuların kırpılma işleminden sonra süt emmesinin engellendiğini dile getiren Şefik Yiğit, “Kuzular kırpıldıktan sonra koyunların yanına salınır bazı kuzular halen annelerini emmek istiyor. Bizler de bu yüzden kuzunun ağzının içine sığan küçük yuvarlak bir odun parçasının kenarlarına ipler geçirerek, kuzunun ağzına bağlıyoruz. Bu bizmik yaklaşık bir hafta kuzunun ağzında kalır. Bu kuzuya herhangi bir zarar vermiyor. Sadece meme emmesine engel oluyor. Bir hafta on gün sonra zaten kuzu süt emmekten vazgeçiyor bizler de bizimki söküyoruz” diye anlattı. ‘ESKİDEN HER ŞEY DAHA GÜZELDİ’ Yaylanın kadınlarından Leyla Yiğit ise, gelen misafirlerin öğlen yemeğini hazırladıklarını belirterek, “Yılda bir defa bu etkinliği yaparız. Erkekler kuzuları kırparken kadınlar da yayladakilere yemekler hazırlama işini üstlenir. Şimdi kuyruk yağını kızartıp önce yağ elde ediyoruz. Ardından bu yağlar ile büyük kazanlarda kavurmalar yaparız. Bizler bu yaylalarda sevdiklerimiz ile birlikte olmaktan çok mutluyuz” dedi. Yaylanın yaşlılarından Ahmet Yiğit de, eskiden 3 gün berxbir yaptıklarını söyledi. Yiğit, şöyle devam etti: “Çünkü koyunlarımız çoktu. Gereşîn’de berxbir 3 gün sürerdi. Ardından yıllık giderlerimizi karşılamak için gelen tüccarlara ihtiyacımızı karşılayacak kadar kuzu ve oğlak satardık. Çobanın ücreti verilir ve bir sonraki kış için ot ve saman ihtiyaçlarını ayarlardık. Eskiden her şey daha güzeldi.”