DOSYA: Türkiye ittifakını arıyor! -2-
ANKARA - Geçmişte yeterince başarılı olamamış ittifak arayışlarının tanıkları, temel sorunun “siyasi partilerin önceliklerinde ısrar etmek” olduğunu belirtti. Dr. Tarık Ziya Ekinci, ittifak için HDP’yi adres gösterirken, Ziya Halis de, “Ya birlikte kazanacağız ya da hep birlikte kaybedeceğiz” dedi.
Türkiye toplumu önümüzdeki dönemde yeniden inşayı sağlamak için demokratik ittifak ya da ortak mücadeleyi tartışırken, geçmişte TİP, SHP ve Kürt hareketinin ittifak deneyimleri önemli sonuçlar çıkarmayı gerekli kılıyor.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) eski milletvekili, 92 yaşındaki Dr. Tarık Ziya Ekinci, TİP’in daha çok toplumsal tabanda gelişen bir demokratik mücadele pratiği olduğunu ve beklenen başarıyı sağlayamamasını da “siyasi mücadele” yetersizliğine bağlıyor. Ekinci’ye göre, yeni dönemde ortak mücadeleyi ve bu mücadelenin başarısını sağlamanın tek yolu, “doğru bir siyasi mücadele rotası” belirlemekten geçiyor.
İttifak meselesini de, “siyasi partiler arasında ya da egemen siyasi güçler ile ezilen kesimler arasında sağlanacak” bir birliktelik olmadığını belirten Ekinci, yeni dönemde sağlanması beklenen ittifak meselesine ilişkin görüşlerini şu şekilde aktardı:
‘DEMOKRATİK İTTİFAKIN TEMELİ HDP’DEN GEÇİYOR’
“HDP’nin eski politikasını sürdürmek bence ittifakın temelidir. Başkasıyla nasıl ittifak kurulacak, AKP ve CHP ile mi ittifak yapılacak? Senin kanını içen CHP! O zaman ittifakını emekçi sınıf ve katmanlarla, ezilen halklar ile Aleviler, Ermeniler, Rumlar ile yapacaksın. Kürt hareketinin öncülük yapması koşuluyla demokrasiden yana olan güçlerle, -demokrasiden yana aydınlarımız var- bütün bunları derleyip bir ittifak kurulabilir. Bunun ana ekseni HDP’dir. HDP’nin kendi varlığını derleyip toplayıp daha da güçlendirecek bir politika izlemesidir bence. Ben başka türlü bir ittifak düşünemiyorum zaten.
SİYASİ ÇALIŞMA EN İYİ İTTİFAKTIR
Politikada belli bir hedef olacak o hedefi gerçekleştirmek için hangi imkanlar varsa o imkanları kullanacaksınız. Nedir o imkanlar, bir siyasi partiyi kurup güçlendirmektir. Yoksa oturup bir makale yazmak, bir dernek kurmak, demokrasi toplantıları ile falan olmaz. Bir siyasi partiyi iktidara taşımak amaçlı bir siyasi mücadelenin içinde olacaksın. O mücadele bugün HDP’dir. HDP’nin içinde bütün işçi sınıfı hareketleri, emek hareketleri, kendisine demokrat diyen herkesin bu hareketin içinde yer alması gerektiğini düşünüyorum. Uzaktan oy vermek, destek vermek diye bir şey olmaz. İçinde yer alarak, üzerine düşen görevi yapacaksın. Kasaba kasaba, köy köy dolaşacaksın, bu partinin ne olduğunu anlatacaksın. Politika budur. Oturup ‘bu seçimde seni destekleyeceğim, gelecek seçimde de bakacağım’ diye olmaz. Bu tür şeylere benim aklım ermiyor.”
İTTİFAKLARDAKİ BAŞARISIZLIĞIN NEDENİ
Geçmiş ittifak ve ortak mücadele arayışlarının en önemli isimlerinden biri de, eski Bakan Ziya Halis. Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nde (SHP) yer alarak, HEP-SHP ittifak deneyimine hakim olan Halis, sonrasında solda Özgürlük ve Dayanışma Partisİ’nden (ÖDP) ayrılan grup, Aleviler ve SHP ile yapılan görüşmeler neticesinde bir ittifak arayışı olarak ortaya çıkan Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) başkanlığını yaptı. İstenilen sonuçların alınmadığı bu ittifak arayışlarında yer alan deneyimli siyasetçilerden olan Halis’e göre, ortak mücadele ve ittifakların en büyük handikapını, “siyasi yapıların kendi istek ve önceliklerinde” ısrar etmeleri oluşturuyor. Halis, geçmişteki başarısız deneyimlere rağmen yine de Türkiye’nin ortak mücadelede ve demokrasi güçlerinin bir araya gelip hareket etmesinden başka şansı olmadığını düşünüyor.
İTTİFAK ZORUNLULUK HALİNE GELDİ
Halis’in ittifak ve ortak mücadeleye ilişkin görüşleri şöyle: “Türkiye iyi yönetilmiyor, demokrasi ve hukukun egemen olması arzu edilirken, tam tersine otoriterleşme süreci yaşıyoruz. Referandumdaki Anayasa değişikliği, iç tüzük vb. demokrasi dışı bir eğilimin ortaya çıkması, otoriteryal eğilimin güçlenmesini ve kalıcılaşmasını önlemek için güçlerin bir araya gelmesi gerekiyor. 2019 seçimlerinde seçimi kazanmanın yolu yüzde 50+1 oy almaktan geçiyor. 2019 seçimlerinden önce bu anti-demokratik gidişi durdurabilmek için birliktelik ve ittifakların zorunlu olduğu ortaya çıkmıştır. Buna denk düşen tutumları ortaya koymak gerekir. Referandum sürecindeki birliktelik tek adam rejimine karşıydı. Bu nedenle insanlar bir araya geldiler.”
Halis, söz konusu ittifakın mutlaka yerel seçimlerden önce yapılmasını ve bunun üzerinden sağlayacak sinerjiyle 2019 seçimlerine gidilmesi gerektiğini belirterek, “Başkanlık seçimlerine dönük bir bir araya gelmeyi dayatıyor mevcut durum” dedi. “Bu ittifakın gerçekleşmesi ciddi bir proje, gerçekçi bir politikanın yaratılması ve projelendirilmesi gerekiyor” tespitinde bulunan Halis, bu işin kolay olmadığını ancak başarılabileceğini de belirterek, şu önerilerde bulundu:
‘HDP VE CHP ŞAPKALARINI ÖNLERİNE KOYMALI'
“Asgari müştereklerde, hukuk, adalet, demokratik parlamenter sistemi benimseyecek bir adayı göstermek lazım. Fedakarlık istiyor. Mevcut siyasi yapıların konuşarak varacağı bir sonuç bu. Bu konuda iki önemli güç odağı var: CHP ve HDP. Bunların dışında sivil toplum organizasyonlarının, kanaat önderlerinin bunun için çaba göstermeleri gerekiyor. Şayet bu duyarlılık yoksa Türkiye’nin geleceği bir kişinin iki dudağı arasında çıkacak sözlere bırakılacaksa, herkes pozisyonunu korumalıdır. Bunu organize edecek kurumlar, yapılar, CHP, HDP, diğer siyasi partiler ve STK’ler insan hakları örgütleridir. Referandumda ‘Hayır’ diyen hemen hemen herkestir. Bu referandumu yakından izledim. Herkes bir parti gibi çalıştı, sorumluluk duydu. Hem CHP’nin hem HDP’nin ve diğer siyasi oluşumların şapkalarını önlerine koyup gerçekçi bir pozisyon almaları gerekiyor. Ya birlikte kazanacağız ya da hep birlikte kaybedeceğiz.
‘İTTİFAKIN TEMELİ TOPLUMSAL BARIŞA DAYANMALI’
Bu ittifak sağlanamazsa Türkiye’yi gerçekten hak etmediği bir yönetim tarafından anti-demokratik bir yönetim tarafından yönetilmeye devam edilmesi, özgürlüklerin kısıtlandığı hukukun tanınmadığı bir sürecin yaşanmasına vesile olur. Bu Türkiye ve hepimiz için bir felaket sayılır. Ama bu ittifak sağlanabilirse 2019’da sandıkta buluşulursa bir demokrasi ve barış zaferi kazanılmış olur. Türkiye rahat bir nefes alır. Barış her zaman bu işin içindedir, içinde olması gerekir. Toplumsal barış sağlanmazsa, ötekileştirilme devam ederse, zaten Türkiye’nin iki yakası bir araya gelmez demokrasi de zemin bulmaz. Ben pozitif düşünüyorum, karamsarlık içinde değilim, çünkü Türkiye'nin bu ittifaktan başka da şansı yok.”
YARIN: HDP ittifaklara naslı bakıyor, öncelikleri nelerdir?
Kenan Kırkaya - dihaber