DOSYA: Türkiye ittifakını arıyor! -6-
ANKARA - Her dönem demokrasi mücadelesinin önemli bileşenlerinden olan Alevi toplumu yeni dönem ittifak arayışlarının da temel bileşeni olmaya aday. Alevi toplumunun en önemli örgütsel gücü olan ABF Başkanı Muhittin Yıldız, bin yıllık intikam projesine karşı birlik olmaktan başka çarelerinin olmadığını söyledi.
Türkiye’nin geldiği aşamada ittifak ve ortak mücadele konusunda toplumun bir kesimi hemfikir olmasına rağmen bu birlikteliğin nasıl olması gerektiğine ilişkin kimi görüş farklılıkları da varlığını sürdürüyor. Ancak ittifak ve ortak mücadele gündeme geldiğinde Alevi toplumu, gözlerin çevrildiği çevrelerden biri oluyor. Şimdiye kadar demokrasi mücadelesi içinde önemli bedeller ödeyen ve bir kimlik mücadelesi veren Alevi toplumu yeni dönem ittifak arayışlarının önemli bileşenlerinden biri olacağının mesajını veriyor.
‘YAKALAYACAĞIMIZ BİRLİK İLE AKP’YE KORKUYU YAŞATMALIYIZ’
Alevi toplumunun çatı örgütü niteliği taşıyan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız da bu konudaki görüşleri teyit eden değerlendirmelerde bulundu. İttifak ve ortak mücadele arayışlarının yersiz olmadığını, Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma işaret ederek dile getiren Yıldız, “Adaletin ve demokrasinin olmadığı yerde hukuk aranmaz. Her ikisinin olmadığı yerde de zulüm ve katliam vardır” dedi. Bunun da birliği kaçınılmaz hale getirdiğini, “16 Nisan öncesi ve sonrası diye baktığımız zaman bu memlekette hak, hukuk ve adalet arayanların fakatsız, amasız bir arada olması lazım. İttifakları sağlayarak bu çeperi büyüteceğimize inanıyoruz” sözleriyle ifade eden Yıldız, “Bu tekçi anlayıştan, ötekileştirmeden mustarip olan kişiler, bireyler, toplumlar, dilinden, dininden, mezhebinden ne olursa olsun herkes adalet için araya gelmelidir. Bu memlekette tehdit olarak görülen Aleviler, Kürtler, sosyalistler, ötekiler adalet için yaptıkları eylem ve söylemler sistem tarafından rahatsızlık his ediliyorsa bu çeper bana göre büyütülmelidir. Devlet ve bu tekçi AKP anlayışı bu korkuyu yaşamalıdır” ifadelerini kullandı.
‘BİRLİKTELİĞİN KRİTERİ GİDİŞATTAN RAHATSIZLIK DUYMAKTIR’
Birlikteliğin, “barış, demokrasi ve adalet” gibi kavramlar üzerine oturması yönünde beyanlarda bulunan Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu ülkede ölümü, kanı, katliamı bitirmek adına kim hukuktan yararlanmıyorsa, kim adalet karşısında eşit değilse… Burada kriter aranmamalıdır. Bende adalet istiyorum, bende demokrasi ve özgürlük istiyorum diyenler varsa, bir kıstas ve kriter konulmadan herkes bir araya gelmelidir. Bunun taban şekli nasıl olmalıdır denildiğinde bu bir nevi demokrasiye geçiştir, bir nevi adalete geçiştir. Geçmişte bir anayasa taslağı hazırladılar, 1982 Anayasası’na baktığımızda bu anayasa bir faşist anayasaydı. Tekçileştiren, Alevileri yok sayan zorunlu din derslerini müfredata koyan, gençlerimizi ve çocuklarımızı zoraki Sünnileştirmek, yapılan asimilasyon politikasıydı. 2016-2017 tarihinden AKP ve MHP tarafından hazırlanan bu deli gömleği ile ülkenin değil kişilerin gelecekteki bekalarını garanti altına alıyor. 2023 projesi dedikleri bu ülkede herkesi tek bir ırka ve dine dayandırma şiarıdır. Bunu 1915’lerde de aynı anlayışla denediler. Şimdi 2023’e giderken bu projeyi güncellediler. Bin küsur yıllık bir intikamın güncellenmesidir. Buna baktığımızda 1915’lerde ve cumhuriyetin ilk yıllarında toplumu tek bir anlayışa sürüklemek için yapılan katliamlar ve toplum mühendislikleridir bunlar. Buna etno-toplum mühendisliği diyebiliriz. 2023’te ortaya koydukları şey de aynıdır.
HİÇ KİMSE ÖTEKİLEŞTİRİLMEMELİDİR
Bizim buna karşı ortaya koyduğumuz anlayış şu: Hiç kimse dilinden, dininden, ırkından, mezhebinden ve renginden dolayı ötekileştirilmemelidir. Bizim Alevilerin ve Alevi kurumlarının bakışı budur. Mazlumların dini sorulmaz anlayışı bizim şiarımızdır, barış, özgürlük ve demokrasi adına Alevi kurumları olarak bizim bütün demokratik kurumlara çağrımız olmuştur. Gelin bu ceberut sisteme karşı bir barış anayasası hazırlayalım. Barış anayasası da şu olmalıdır. Bütün dinlerin, inançların mutabık olarak anayasa da sözleşme altına alınmasıdır. Bu bizim kendimiz için istediğimiz bir şey değil. Örneğin anayasa da bizim taleplerimizi kabul edip diğer toplum kesimlerini inkar etmeye, yok saymaya devam ederlerse biz Aleviler olarak hakkımızı almış saymıyoruz. Ne zaman bu memlekette bütün mazlumların hakkı, hukuku kabul edildiği taktirde biz Aleviler olarak o zaman hakkımızı ve hukukumuzu almış oluruz. Eşit yurttaşlıkta ısrar ediyoruz. Ve buna ulaştığımızda haklarımızı almış oluruz.”
‘TOPLUMU KARŞI KARŞIYA GETİRDİLER’
Yıldız, şimdiye kadar denenen ittifak deneyimlerinin yeterince başarılı olmamasının da yaratılan ayrışmadan ve devletin yerleştirdiği ötekileştirme anlayışından kaynaklandığını belirtti. “Sen sucusun, sen bucusun, sen Kürtsün, sen Alevisin diyen bir anlayış ile Ege’deki sosyal demokrat anlayış ile doğudaki demokratik anlayışı ayırdılar” diyen Yıldız, buna karşı yaratılacak olan ittifakın da yine bu kesimlerin öncülüğüyle yaratılabileceğini söyledi.
‘ALEVİLER BU İŞİN ÖNCÜSÜDÜR’
Yıldız, Alevilerin yeni ittifak arayışlarındaki rolüne de işaret ederek, şunları dile getirdi: “Aleviler bu işin öncüsüdür. Bizim her zaman çağrımız şudur: Siyasi düşüncesinde, inancında, yaşamında teferruatlar ne olursa olsun, ötekileştirildiğini anlayan herkes bir arada olması lazım. 16 Nisan bu konuda bir milat olmuştur. Geçmişte de bu ittifaklar başarılı olmayınca bu ceberut ve tekçi anlayış gitgide büyümüştür. Geçmişten ders alınarak, senin rengin, senin dilin, senin inancın budur diye ayrıştırmadan barış anayasasını oluşturmak için ittifak oluşturmamız lazım. Biz Alevi kurumları olarak hep buna açığız. Kerbela’dan bu yana hep katliamlar gördük ama yılmadık korkmuyoruz.”
TEKÇİLERİN BİZİM ARAMIZDA YERİ YOK
Ötekileştirilmiş ve sistemden rahatsız olan herkesle bir araya gelmeye hazır olduklarını belirten Yıldız, kendileri açısından kırmızı çizgiyi de, “‘Tek bir anlayışa sahibim’ diyen birilerinin zaten böyle bir oluşumda yer alması mümkün değil. Yıllardan beri bu memlekette yaşayan sosyal demokratların kim olursa olsun bir ittifakta yer alması gerekiyor” diye konuştu.
‘BİZ ÖZGÜR OLURSAK SİZ DE ÖZGÜR OLURSUNUZ’
Yıldız, son olarak şunları söyledi: “Bu ittifaklar gerçekleşmezse diktatörlük gitgide güçleniyor. Demokrasinin olmadığı yerde adalet, adaletin olmadığı yerde demokrasi olmaz. Her ikisinin olmadığı yerde de diktatörlük, zulüm, katliam vardır. Bunların hiçbirinin olmaması bütün mazlumların ve ötekileştirilmişlerin bir araya gelerek dur demesi gerekiyor. Buna dur denilmediği sürece baskılardan sonra katliam olacaktır. Kimse kimsenin dilini, rengini, inancını sorgulamaması kaydıyla, herkesin birbirinin diline, rengine ve inancına saygı göstermesi gerekiyor. Bizim inançlarımıza karışmayın, biz özgürce yaşayalım, siz de özgür yaşayın. Mütedeyyin kesimlerin önce bizim taleplerimizi sahiplenmesi lazım. Böyle olursa bütün baskıları ortadan kaldırırız.”
YARIN: CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, ortak mücadele ve ittifakların ihtimal dahilinde olduğunu söyledi…
Kenan Kırkaya - dihaber