Çarşı'dan 'tek adam'a kırmızı kart

MUĞLA - Çocukların sokaklarda özgürce futbol oynayabilmesi için herkesin “Hayır” demesi gerektiğinin altını çizen Muğla Çarşı Taraftar Grubu, “Tek adama karşı kırmızı kartımız 'Hayır'lı olacak” dedi.

Türkiye’de 16 Nisan’da referandumla oylanacak olan Anayasa değişikliğini değerlendiren Muğla Çarşı Taraftar Grubu, tek adam rejimine karşı kırmızı kartlarının “Hayır”lı olacağını söyledi. Endüstriyel futbola karşı olduklarını belirten Çarşı Grubu'ndan Hayri Sucu, tek adamla birlikte futbolun ne duruma geleceğini tahmin bile edemediklerini söyledi.

Gezi direnişinin ardından Çarşı'yı mahkemeye vererek “vatan haini” ilan edenlere mahkemede cevap verdiklerini, gelecek referandumla da cevap olacaklarını dile getiren Sucu, Çarşı Grubu'nun insanların özgürlük ve demokrasi anlayışlarına karşı yapılan her türlü adıma karşı olduklarını vurguladı.

‘TEK ADAM OFSAYTTIR'

İnsanların öldürüldüğünü, hırsızlığın artığını, ahlaksızların diz boyu olduğunu ve buna karşı duyarsız kalamayacaklarını ifade eden Sucu, “Bu ülkenin çocukları tek adam diktatörlüğüne karşı olmalıdır. Bundan dolayı kesin ve net şekilde 'Hayır' diyoruz” dedi.

Meclisi fes etme yetkisinin tek adamda toplanması ile birlikte artık futbol maçlarının da çok rahat bir şekilde satın alınacağının altını çizen Sucu, “Futbol adalet gerektirir, insanları yan yana getiren ortak bir duygudur. Tek adamlık ve diktatörlükte ise ortak bir duygu yoktur. Futbolda diktatörlükle birlikte adaletli bir durum aranmaz olacaktır. Diktatörlüğün geleceği ile futbolun sonu olur. Bundan dolayı tek adam ofsayttır” diye konuştu.

‘EVET İLE YEŞİL SAHALAR TOMA’LARIN PARK ALANI OLUR’

Stadyumlarda en yüksek sesle diktatörlüğe olan karşıtlıklarını haykıracaklarını aktaran Sucu, şu an referanduma ilişkin tüm taraftar gruplarıyla “Hayır”ı tartıştıklarını ve bu süreçte “Hayır”ı örgütleyeceklerini söyledi. Gezi direnişinde renklerin kardeşliğini hayata geçirerek tüm taraftarlar formalarıyla TOMA’ların önüne dikildiklerini hatırlatan Sucu, “Bu anlamda tekrar söylüyoruz. Referandumda diktatörlüğe karşı çıkmazsanız bundan sonra karşı çıkabileceğimiz hiçbir şey kalmayacaktır. Burası son durak biz diktatörlüğe karşı renklerin kardeşliğini savunmaktayız. Diktatörlüğe karşı çıkmazsak sahalar bile kalmaz. Postaların, TOMA’ların ve zırhlı araçların park salonları olur. Biz onların stadyumları karartmalarına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

‘AMED VE DERSİM SPORA YÖNELİK SALDIRILAR HAYIR GEREKÇEMİZ’

Sokaklarda futbol oynadıklarında maçın hem hakemi hem de oyuncusu olarak adaleti birlikte sağladıklarını ifade eden Çarşı Taraftar Grubundan Ferhat Önal ise, “Yeni Anayasa ile birlikte insanlar stadyumlarda 'Evet'ci ve 'Hayır'cı olarak kutuplaştırılacak. Biz bunu Anayasa onaylanmadan hem Dersim hem de Amed Spor taraftarının ve yöneticilerin saldırıya uğraması ile çoğu kez gördük. Biz ırkçılığa da karşıyız. Bundan dolayı Sarayın değil halkın taraftarıyız, Dersimspor ve Amedspor'a karşı ırkçı saldırılar bizim 'Hayır' gerekçemizdir” şeklinde konuştu. Şu an her alana yönelik bir müdahalenin olduğunu belirten Önal, “Futbola da müdahale olacak. Herkes, çocukların sokaklarda özgürce top oynaması için 'Hayır' desin” dedi.

‘FUTBOLDAKİ ŞİKE VE KUMPASLAR HAYIR NEDENİMİZ’

Futbolun devlet tarafından yapılan şike ve kumpaslarla dolu olduğunu belirten Çarşı Taraftar Grubu'ndan Kamuran Soytürk de, “Biz bu şike ve kumpaslara karşı çıktığımızdan 'Hayır' diyeceğiz. Kendi halkından korkan bir insan benim Başkanım olamaz. Stadyumlar açılırken tek başına özel bir açılış yapıyor ama orası halkın yeri herkesin o alanda açılışta olması lazım. Bunlar hep 'Hayır' gerekçemiz” dedi.

Tek adam rejimi ile birlikte insanların futbolda olan yanlışlara karşı ses çıkartamayacağını ifade eden Soytürk, sporun ölmesi durumunda insanlığın öleceğini bundan dolayı herkesin “Hayır” demesi gerektiğini vurguladı.

‘KARANLIĞA KARŞI HAYIR'LA MEŞALE YAKIN’

Taraftar gruplarının polis ve coplarla korkutulmak istendiğinin altını çizen Soytürk, son olarak şunları söyledi: “Biz Gezi’de de korkmadığımız gibi şuan da korkmayarak 'Hayır' diyeceğiz. Şuan ki sistemde dahi ben fişlenerek maça gidiyorum. Asıl taraftar gitmiyor, hiç bağırmayan korkan taraftarlar yetiştiriyorlar. Şuan ki sistemde Pasolini ile insanları fişlemeye çalışıyorlar. İnsanlara neden bunları yapıyorsun ki. Hep tek bir düzene oturmaya çalışıyorsunuz buna kimse uymaz. Ben bir gol sevincim de en üst kattan en alt kata inebiliyorum. Başkaları ile o sevinci yaşıyorsun. Ama yerinde oturarak futbol oyunu olmaz bunlar hep 'Hayır' gerekçemiz. Bunda dolayı taraftar gruplarına çağrım karanlığa karşı 'Hayır'la meşale yakın.”

Gökhan Öner - dihaber