'Basına saldırılar Özgür Gündem'le başladı'

İSTANBUL - Kapatılan Özgür Gündem gazetesi Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya'nın bir yıldır cezaevinde tutulduğunu belirten gazeteci arkadaşı Reyhan Hacıoğlu, "Basına yönelik saldırılar Özgün Gündem ile başladı. Aslında İnan, darbenin tablosu gibi. Bir gazeteci daha o cezaevine girmeden dayanışmayı büyütmeliyiz" çağrısında bulundu.

Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya, yarın cezaevindeki 1 yılını dolduruyor. Gazeteye 16 Ağustos 2016 tarihinde yapılan polis baskını sırasında darp edilerek gözaltına alınan ve 22 Ağustos 2016’da "Örgüt üyesi olma" iddiasıyla tutuklanan Kızılkaya, cezaevinde ise çıplak arama dayatması ve tek kişilik hücrede tutulma gibi birçok hak ihlaline maruz kaldı.

Kendisiyle birlikte tutuklanan Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya ile gazetenin Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay 29 Aralık’ta tahliye edildi. Kızılkaya ise hala cezaevinde tutuluyor. Kızılkaya’nın çalışma arkadaşı gazeteci Reyhan Hacıoğlu, başta Kızılkaya olmak üzere bütün gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

‘BASKIN GÜNÜ DE ADLİYEDEYDİ’

Kızılkaya ile kısa bir süre çalışma fırsatı bulduğunu belirten Hacıoğlu, hakkında açılan soruşturmalar nedeniyle Kızılkaya'nın mesaisini sürekli adliyede geçirmek zorunda kaldığını söyledi. Kızılkaya’nın özverili bir çalışma arkadaşı olduğunu ifade eden Hacıoğlu, “Sorumluluk alan bir kişiydi. Bizimle paylaşım içerisinde olmakta, yardımcı olmaktan gocunmayan bir arkadaştı. Bizimle kaldığı sürenin büyük bir çoğunluğunu adliyede geçirmek zorunda kaldı” dedi. Gazeteye baskın yapıldığı gün de Kızılkaya’nın adliyede olduğunu ifade eden Hacıoğlu, “Gazetenin kapatma kararını duyar duymaz gazeteye gelmişti. Hem basın geleneğini bilen hem de sürekli buna sahip çıkan ve bu anlamda da iyi bir gazeteciydi” diye konuştu.

'BASINA YÖNELİK SALDIRI ÖZGÜR GÜNDEM İLE BAŞLADI'

Kapatma kararı çıktığı gün polisin Kızılkaya ile Kaya’yı almaya geldiklerini sözlerine ekleyen Hacıoğlu, şöyle dedi: “Gözaltı sürecimizde bizi de darp ederek gözaltına aldılar. Özellikle Zana ve İnan’a ayrı bir kin ve öfkeleri vardı. Nitekim hepimiz aynı yere konulduğumuzda İnan ile Zana’nın isimlerini okuyarak ayrı zırhlı araca aldılar. Onlar kendi gözaltı sürecini anlattıklarında zırhlı araçta ‘Sizi asit kuyularına atarız’ ve ‘Musa Anter gibi yaparız’ tehditlerinde bulunmuşlar. Bu hem özgür basın alanında hem de bu gazeteci arkadaşlarımıza yönelimin aslında özeti olan cümlelerdi.”

Kızılkaya’nın bir yıldır tutuklu olduğunu hatırlatan Hacıoğlu, “Aslında İnan darbenin tablosu gibi. Basına yönelik saldırılar Özgür Gündem ile başladı. İnan’da aslında bu yaşadığımız karanlık senaryonun bir göstergesidir. Hala 1 yıldır cezaevinde. Aslında yaşadığımız o sürenin devam ettiğinin de bir göstergesi” diye belirtti. Kızılkaya’nın birçok duruşmaya getirilmediğini, getirilen duruşmalarda da işkenceye maruz kaldığını aktaran Hacıoğlu, şöyle devam etti: “İnan, getirildiği duruşmalarda bazı dayatmaların yapıldığını, tek kişilik hücrede tutulduğunu hep anlattı. Düşünsenize bir gazetenin bir parçasısınız ama gazetenizi alamıyorsunuz. İnan, bunlarla da karşılaştı. İnan’ın tutukluluğunun böyle bir anlamı var. Özgür basın, Kürt basın olunca yönelimlerin bedeli daha da ağır oluyor. Özgür Gündem’de bu anlamda İnan ile özdeşleşti. Biz aslında İnan’ın bütün yaşadıklarını 90’lı yıllardan bugüne gelen özgür basın geleneğinin bir devamı olduğunu ve şuanda da dışarıda yaşadıklarımızın bir parçası olduğunu düşünüyoruz.”

BÜTÜN GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI

Dayanışma çağrısında bulunan Hacıoğlu, “İnan’dan sonra onlarca gazeteci arkadaşımız tutuklandı. Aynı şeylere maruz kaldı. Bu anlamda İnan’ın özgürlüğü hepimizin özgürlüğü anlamına gelecektir. Şunu kendimize şiar etmeliyiz. Bir gazeteci daha o cezaevine girmeden dayanışmayı büyütmeliyiz. Gazetecilikte bu anlamda bazen bir mevziiye benzetiyorum. O gerçekler ve hakikatler mevziisinde gazeteciler birer savaşçı. Hem hakikat ve gerçeklik mevzilerimizi terk etmeden hem de bir arkadaşımızı daha bu anlamda iktidara kaptırmadan mücadele etmeliyiz. Bu mevziide bizi bizden daha iyi savunacak kimse yok” dedi.

Hacıoğlu, başta Kızılkaya olmak üzere bütün gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.