Öcalan kardeşler: Endişeliyiz, yaşayıp yaşamadığını bilmiyoruz

URFA - PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşleri Mehmet ve Fatma Öcalan, İmralı tecridinden endişe duyduklarını söyledi. Mehmet Öcalan, "Yaşayıp yaşamadığını bilmiyoruz. Bir an önce İmralı’nın kapıları açılmalıdır. Çözümün anahtarı İmralı’da” dedi.

27 Temmuz 2011’den bu yana avukatlarıyla, 5 Nisan 2015’ten beridir İmralı Heyeti’yle, 11 Eylül 2016’dan bu yana da ailesiyle görüştürülmeyen PKK Lideri Abdullah Öcalan’la yapılmak istenen haftalık görüşme taleplerine de ret yanıtı veriliyor. Öcalan üzerindeki tecride dikkat çeken kardeşi Mehmet Öcalan, yapılan başvuruların “hava muhalefeti”, “koster bozuk”, “koster onarımda” ve “OHAL“ gerekçesiyle reddedilmesinin doğruyu yansıtmadığını belirtti.

Tecridin çözüm sürecinin bitirilmesi ve çatışmalı dönemin başlamasıyla bağlantılı olduğunu söyleyen Öcalan, akan kanın durması, çözüm sürecinin tekrar başlaması ve barışla sonuçlanması için ağabeyinin kilit rolde olduğunu kaydetti. En son 11 Eylül’de İmralı’da yaptığı görüşmede Öcalan’ın “Projelerimiz var, devlet isterse 6 ayda çözebiliriz” sözlerini hatırlatan Mehmet Öcalan, devlet ve hükümetin Öcalan’ın çağrısını dikkate alması gerektiğini söyledi.

‘YAŞAYIP YAŞAMADIĞINI BİLMİYORUZ’

11 Eylül 2016 tarihinde yapılan görüşmeden sonra hiçbir şekilde ağabeyinden haber alamadıklarını belirten Öcalan, “O günden beridir ne olup bitiyor, hiçbir şekilde haberdar olmuyoruz. Bu süreç içinde medyada ya da siyasi partilerin 'Farklı temelde görüşmeler oluyor' demeleri doğruluğu yansıtmıyor. İmralı Adası’nda durumun ne olduğunu ve yaşayıp yaşamadığından bile haberimiz yoktur. Ailenin ve avukatlarının yasal bir hakkı vardır. Devlet ve hükümet bu hakkımızı bir an önce yerine getirmelidir” diye konuştu.

'ENDİŞELİYİZ'

Ağabeyinin sadece Türkiye’deki haklar için değil Ortadoğu halklarının geleceği için de önemli bir siyasi aktör olduğunu vurgulayan Öcalan, şöyle devam etti: “Ortadoğu kan deryasına dönüşmüş durumda. Bir kaos var. Bu kaosun halkların aleyhine dönmesi için Başkan’ın önemli bir konumu var. Kürt sorununun demokratik çerçevede çözülmesinin yanı sıra Ortadoğu’nun geleceği konusunda önemli bir konumu olan birinden yaklaşık bir yıldır hiçbir şekilde haber alamıyoruz. Bu kabul edilecek bir durum değildir. Biz endişeliyiz. Bundan kaynaklı bir an önce görüşmenin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye ve Ortadoğu’da yaşanan bu kanlı savaşları durduracak bir güce sahiptir. Kürt sorununun çözülmesi ve Türkiye’nin demokratikleşmesinin anahtarı İmralı’dır.”

'TECRİDİN KİMSEYE FAYDASI YOK’

“Türkiye ve dünyada, bir an önce başkan ile görüşülmesi için kimin elinden ne geliyorsa yapmalıdır” çağrısında bulunan Öcalan, şunları söyledi: “Demokrat insanlar, insan hakları savunucuları, demokratik parti ve kurumlara çağrımızdır. Bu bizim hakkımızdır. Bu hakkımızdan mahrum bırakılıyoruz. İmralı tecridinin kimseye bir faydası yoktur. Tam tersi tecridin kaldırılması tüm halkların faydasınadır. Kürt ve Türk halkı başta olmak üzere tüm halklar bu savaşın ve kanın durmasını istiyor. Bunun yolunun da İmralı’dan geçtiğini biliyorlar.”

‘İMRALI’NIN KAPILARI AÇILMALI’

2013 yılında Kürt sorunun demokratik yollardan çözüme kavuşması için başlayan çözüm sürecine dikkat çeken Öcalan, “O zaman bende kendisiyle görüştüm. Bize ‘Bu 200 yıllık bir sorundur. Ağırlığımızı koyarak çözmeye çalışacağız’ dedi. Başkan uzun yıllardan beridir Kürt sorunun barışçıl yollarla çözüme kavuşması için bir çaba içerisindedir. Diyarbakır Newroz'larında çözüm deklarasyonları milyonların şahitliğinde okundu. Milyonlarca insan onurlu bir barışın sağlanması için umut ediyordu. 2016 yılındaki son görüşmemizde Başkan ‘Yaşanan sürecin bizden taraf önü kapatılmadı. Önünü kapatanlar bellidir. Biz yaşanan sürecin önünün açılması için bir çaba içerisindeydik’ dedi. Yine söyleyelim öldürmekle, kan dökmekle Kürt sorunu çözülmez. Ancak demokratik yollarla çözüme kavuşur. Bu da onurlu bir barıştan geçer. Kan üzerinden siyaset yapılmaz, kan üzerinden siyaset yapanlar her kim olursa olsun bir gün gelecek pişman olacaklar. Barış sürecinin tekrardan başlaması gerekiyor. Herkes yaşananlardan rahatsız, gözü yaşlı anların yüreği yanıyor. Bir gün önce bu acıların önüne geçmek için İmralı’nın kapılarının açılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘HALKLAR BU KANIN DURMASINI İSTİYOR’

Kardeş Öcalan, son olarak şunlara dikkat çekti: “Bir yıl boyunca bir insanı dört duvar arasında tecritte tutmak doğru değildir ve kabul edilemez. Devlet istese şu an bile bizi İmralı Adası’na götürüp görüştürebilir. Hak savunucusu olduğunuzu söylüyorsunuz, bu yapılan hak gaspından başka bir şey değildir. Kimse bu durumu kabul etmemizi bizden beklemesin. Tutukluların da hükümlülerin de bir hakkı vardır. Bu haklarından mahrum bırakılamazlar. Şimdiye kadar görüşmeler olmuş olsaydı, belki bu kanın önü kesilirdi. Bu kadar kan dökülmezdi. Şehirler bu kadar yıkılmazdı. Türkiye’deki tüm halklar bu kanın durmasını istiyorlar. Ancak bazı güçler var; bu kanın durmasını istemiyorlar.”

FATMA ÖCALAN: GÖRÜŞMELER OLSAYDI…

PKK Lideri Öcalan’ın kardeşi Fatma Öcalan ise, “Haber alamadığımız için tedirginlik içerisinde bekliyoruz. Her görüşüne gittiğimde kendisi bana ‘Bir genç yaşamını yitirdiğinde ben burada çok rahatsız oluyorum’ derdi. Biz de, o da hiçbir şekilde tek damla kanın dökülmesini istemiyoruz. Görüşmeler gerçekleşseydi bu kadar genç ölmezdi. Sürekli bize iyilikten ve barıştan yana olduğunu söylüyordu” dedi.

Hacı Yusuf Topaloğlu - dihaber