DİYARBAKIR - Yıkımına devam edilen Sur’da elektrik ve su kesintilerinden sonra şimdi de sokaklara molozlardan barikat kuruldu. Surlular, "Susuz bıraktıkları yetmiyor şimdi de toz toprak içinde bırakıp yıldırmaya çalışıyorlar. Bu kadar ahlaktan düşülmez" diyerek tepki gösterdi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde kentsel dönüşüm kapsamında yıkım kararı alınan Alipaşa ve Lalebey mahallerinde yıkım devam ediyor. Her sabah erken saatlerde başlayan yıkım 17.00’ye kadar sürüyor. Yıkım sırasında zırhlı polis araçları eşliğinde mahalleye giren kepçeler, önceden boşaltılan binaları yıkarken, henüz mahkeme aşamasında olan evlere giden polislerin, bu evlerde oturanlara, “Evlerinizi hemen boşaltın. Aksi halde susuz ve elektriksiz kalırsınız” tehdidinde bulunduğu öğrenildi. Yıkımına bugün başlanacak olan Lalebey mahallesi Ana sokakta 3 gündür suların kesik olduğu öğrenildi. Yıkımın gerçekleşeceği sokağın girişi ise ekipler tarafından moloz yığınları ile kapatılmış durumda.
‘HERHANGİ BİR BELGE GÖSTERİLMEDİ’
Mahalle sakinlerinden alınan bilgilere göre, polis ve müteahhit olduklarını söyleyen bazı şahısların herhangi bir belge göstermeden, “Bugün yıkım var. Evlerinizi boşaltın, yoksa yıkacağız” dediği öğrenildi. Sabahın erken saatinde yaşanan su kesintisine ve sokağın girişinin molozlarla kapatılmasına mahalleli tepki gösterdi.
‘BURADAN ÇIKIP NEREYE GİDEYİM?’
Lalebey mahallesinde doğup büyüyen Melek Ayata, aile yadigarı evinden çıkmak istemediğini belirterek mahallesinden zorla çıkarılmasına tepki gösterdi. Ayata, “Sabah gözümü açtım, baktım sokağı taş yığınlarıyla doldurmuşlar. Susuz bıraktıkları yetmiyor şimdi de toz toprak içinde bırakıp yıldırmaya çalışıyorlar. Ben annemi, babamı bu evde kaybettim. Buradan çıkıp nereye gideyim? Eğer biz bu ülkede eşit isek neden ben kendi evimi savunamıyorum? Ben evimi satmadığım halde nasıl benden zorla alıyorlar? Bu ülkenin neresinde biz Surlu ailelere yapılanlar yapılıyor? Nereye kadar sürecek bu adaletsizlik?” diye tepki gösterdi.
ZABITALARDAN TEHDİT
Çınar sokakta iki katlı evinde sabahın erken saatlerinde polis baskınıyla uyandığını söyleyen Leman Ayata, evlerini satmadıklarını, buna rağmen zorla çıkarıldıklarını dile getirdi. Evlerinden çıkmak istemedikleri için her türlü baskıya maruz kaldıklarını dile getiren Ayata yaşadıklarını şöyle özetledi: “2 ay boyunca elektrik ve suyumuzu kestiler. Koca mahallede 2 ev kalmışız. Bizim de çıkmamız için suyumuzu kestiler. Yarın yıkım olacağı için sabahtan gelip mahallenin girişine taş toprak doldurup, giriş çıkışları engelleyerek bizi yıldırmaya çalışıyorlar. Suyumuzu kestikleri yetmiyor zabıtalar gidip komşularımızı tehdit ediyor. ‘Eğer onlara su verirseniz sizin de suyunuzu keseriz’ demişler. Nasıl bir ülkede yaşıyorsak artık Müslüman Müslüman’a bunu yapıyorsa ben Allah’a havale ediyorum.”
‘YAZ SICAĞINDA SUSUZ YAŞANIR MI?’
Ana sokakta 4 çocuğuyla birlikte yaşam mücadelesi veren Fahriye Dal da sularının 3 gündür akmadığını, perişan olduklarını dile getirdi. Ramazan ayında da suların 20 gün boyunca verilmediğini hatırlatan Dal, “Bunlar dinden imandan da korkmuyorlar. Yaz sıcağında susuz ne yaparız? Biz yoksul aileleriz. Zaten başka seçeneğimiz olsa biz de giderdik. Burası bizim sığınağımız çünkü. Bir insan bir insana neden bunu yapar anlam veremiyorum. Suyu akan komşularım var, ‘Gelin alın’ diyorlar ama ben ayağımdan sakatım, kendimi zor taşıyorum. Bidonları nasıl taşıyayım ki yaz sıcağında. Zalimliktir bu yaptıkları” diye isyan etti.
‘ÜÇ GÜNDÜR SUSSUZ YAŞIYORUZ’
Yıllar önce eşiyle birlikte yaptıkları evlerinde mülteci muamelesi gördüklerini vurgulayan Latife Nergis (60) ise, “3 gündür suyu gündüz kapatıp, gece saat 01.00 gibi açıyorlar. Perişan olduk. Bu mevsimde insan düşmanına bunu yapmaz. İnsanları zorla çıkarmak için bu kadar ahlaktan düşülmez. Dün gelip mahallenin girişini taşlarla kapatmışlar biz rahat gidip gelmeyelim diye. Bu da yetmezmiş gibi yarından itibaren suyu tamamen kapatacaklarını söylemişler. Ben bu yaşlı halimle nasıl su taşıyayım” ifadelerini kullandı.