‘Erdoğan Alayumat tescilli bir gazetecidir’

ADANA - Muhabirimiz Erdoğan Alayumat'ın "Gizli kalması gereken devlet sırlarını açıklamak" iddiasıyla tutuklanmasına tepki gösteren Adana ve Mersin’deki meslektaşları, "Bir gazetecinin yaptığı haberlerden kaynaklı tutuklanması kabul edilmez. Erdoğan Alayumat tescilli bir gazetecidir" dedi.

İslahiye'de "Şüphe" üzerine 13 Temmuz'da gözaltına alınarak Hatay’a götürülen ve 15 gün boyunca burada gözaltında tutulan muhabirimiz Erdoğan Alayumat, 27 Temmuz’da " Gizli kalması gereken devlet sırlarını açıklamak" iddiası ile tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sınır hattında önemli haberlere imza atan Alayumat’ın, sınırdaki “kirli” ilişkiler, AFAD kamplarındaki fuhuş tezgahları, kapalı ve mühürlü kasalarda Suriye iç savaşına taşınan TIR'lar dolusu silah gibi haberleri işlemesinden kaynaklı tutuklanmasına Adana ve Mersin’deki gazeteci meslektaşları tepki gösterdi.

YAĞMUR: GAZETECİLİK FAALİYETLERİNİN ÖNÜ KESİLMEK İSTENİYOR

Erdoğan Alayumat’ın sınır hattında yaptığı haberlerin başka ajanslarda da yayınlandığını belirten Cumhuriyet gazetesi Mersin Temsilcisi Abidin Yağmur, yapılan haberin tamamen gazetecilik faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapılan haber sonrası devletin “saklı kalması gereken bilgileri casusluk yaparak kamuoyuna paylaşması” ibaresini ucu açık bir suçlama olarak değerlendiren Yağmur, “Bu suçlama soruşturmada ucu açık bir şekilde bırakılmış. Haber yapılan yer sivillere ya da gazetecilere yasak bir bölge değilse ya da herhangi bir Milli Güvenlik Kararı (MGK) mahkeme kararı yok ise, gazeteci yapacağı haberin devlet sırrı mı değil mi olayını düşünecek değildir” dedi. Bir gazetecinin görevinin bilgi toplamak ve bu bilgileri kamuoyu ile paylaşmak olduğunun bu görevi de Alayumat’ın bir gazeteci olarak yerine getirdiğini dile getiren Yağmur, “Mesele bu kadar basit olmasına rağmen Alayumat’ın yaptığı haberlerde böyle bir soruşturmada ‘Casusluk’ faaliyeti ile karşı karşıya kalması gazeteciliğin giderek önünün kesileceğini gösteriyor” dedi.

YİĞİT: PAYLAŞTIĞI BİLGİLER TAMAMEN GAZETECİLİK FAALİYETİDİR

Mersin Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Yiğit de, bir gazetecinin asıl görevinin gizli olan bilgileri topluma iletmek olduğunu, bunun dışındaki gazetecilik faaliyetlerinin tamamen kalemşörlük olacağını dile getirdi. Devletin farklı mecralarından gelen talimatlar ile yapılan haberlerin gazetecilik faaliyetleri içerisinde değerlendirilemeyeceğini ifade eden Yiğit, “Alayumat tam anlamıyla bir gazetecilik faaliyeti içerisinde örnek haberler yapmıştır. Oysa Alayumat’ın çektiği fotoğraflar sınırda nelerin olduğunun göstergesidir. Bu fotoğraflar ve görüntüler sonrasında Alayumat’ın tutuklanması akıl karı değildir. Alayumat’ın elindeki kayıtlar bir gazetecinin donesidir, kanıtıdır, olmazsa olmazıdır” dedi. Alayumat’ın sınırda daha önce de çok iyi haberlerin altına imza attığını hatırlatan Yiğit, “Aslında Erdoğan’ın tutuklanması siyasi bir baskıdır" dedi. Yiğit, “Bir insanı casusluk ile suçlayabilmeniz için elinizde delillerin olması gerekir. Ya da kişinin elindeki bilgileri kime verdiği önemlidir; ama bakıyoruz Alayumat, elindeki bilgileri kamuoyuyla paylaşmış. Ortada bir gizlilik yok herhangi bir gizli servise de verilmemiş. Alayumat’ın paylaştığı bilgiler tamamen gazetecilik faaliyetidir. Yaptığı haberler gazetelerde, ajanslarda yer almıştır. Erdoğan Alayumat, tam anlamıyla tescilli bir gazetecidir” dedi.

PEKAL: ERDOĞAN'I TANIYORUZ O GAZETECİDİR

Evrensel Gazetesi Adana Muhabiri Volkan Pekal, Alayumat'ı, Adana ve Mersin'de yaptığı haberlerden tanıdığını belirterek, "Gazeteci arkadaşımız sadece yaptığı haberlerden kaynaklı tutuklandı. Bir gazetecinin yaptığı haberlerden kaynaklı tutuklanması kabul edilmez bir durumdur” dedi. Pekal, Türkiye'de onlarca gazetecinin tutuklu olduğunu ve dünya genelinde tutuklu bulunan gazetecilerin sayısına bakıldığın da tutuklu gazetecilerin üçte birinin Türkiye'de bulunduğunu hatırlattı. Önceki yıllarda iktidarın tutuklu gazeteciler için, "Onlar gazetecilik faaliyetlerinden tutuklu değil" savunması yaptığını hatırlatan Pekal, ancak en son Alayumat’ın tutuklanması meselesinde artık bunu gizlememeye de ihtiyaç duyulmadığını kaydetti.

'TÜRKİYE'DE HERŞEY GİZLİ YAPILDIĞI İÇİN GAZETECİLER HEDEFTE'

Gazeteci Alayumat’ın suçlandığı haberler arasında AFAD kampındaki tecavüz, silahlı grupların faaliyetleri olduğunu vurgulayan Pekal, "Bir gazetecinin haberdar olduğu bu konuları haber yapmaması düşünülemez. Gazetecilerin görevi gerçekleri halka duyurmak ve yönetenlerin halka hesap vermesini sağlamak" diye konuştu. Pekal, “Türkiye’de her şey halktan gizli yapıldığı için gerçekleri yansıtan gazeteciler hedef haline geliyor. Gazetecilik suç değil" diyerek Alayumat ile cezaevinde bulunan diğer gazetecilerin biran önce serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

ZEYREK: GAZETECİLER İŞİNİ YAPIYOR

Gazete Şujin Çukurova muhabiri Filiz Zeyrek de, gazetecilerin hukuksuzca gözaltına alınarak, tutuklandıklarını ifade etti. AKP’nin gerçekleri yazan gazetecileri hedef haline getirdiğini belirten Zeyrek, Gazeteci Alayumat’ın devletin halktan gizlediklerini halka duyurduğu için tutuklandığını kaydetti. Zeyrek, "Bir gazetecinin görevi haber yapmaktır. Haber niteliği taşıyan her olayı mutlaka kamuoyuna duyurmaktır. Gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasından rahatsız olan AKP hükümeti, gazetecileri susturmak için elindeki tüm imkanları kullanmaktadır” dedi.

'ASLA MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

Zeyrek, geçmişte gazetecilerin failli meçhul cinayetlerle öldürüldüğünü şimdi ise tutuklandığını belirtti. Musa Anter'den miras olarak devraldıkları özgür basın geleneğini devam ettireceklerini kaydeden Zeyrek, asla gerçeklerden taviz vermeden yazmaya devam edeceklerini belirtti.

KESER: DEMEK Kİ DEVLET YAPTIKLARINA SAHİP ÇIKIYOR

Alayumat’ın gerçekleri gören ve kamuoyuna duyuran bir gazeteci olduğu için “casuslukla” suçlanarak tutuklandığına dikkat çeken PİRHA Mersin Muhabiri Diren Keser, “Normal şartlarda demokratik devletler, Erdoğan gibi gazetecileri el üstünde tutarlar” dedi. Alayumat’ın yaptığı haberler ile devletin de sınırdaki tutumunun ayyuka çıktığını vurgulayan Keser, “Sınırdaki bu faaliyetler yasadışı faaliyetler ise yani yasadışı yollar ile haberlerde yer alan işte fuhuş, sınır ticareti ya da sevkiyat gibi faaliyetleri ortaya çıkaran gazeteci yargılanıyorsa ve tutuklanıyorsa demek ki oradaki faaliyetler tırnak içerisinde yasal olmuş olur. Bu böyle okunur herkesçe” dedi.