İSTANBUL - Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yılmaz Yıldız, gazetenin dağıtımcıları üzerinde artan baskılara dikkat çekerek, “90’lı yıllardaki gazetecilik için ‘Ateşten bir gömlek giymek’ tabiri kullanılıyordu. Bu gün de aynı şeyi yaşıyoruz” dedi.
Özgür Gazeteciler İnisiyatifi’nin geçtiğimiz günlerde yayınladığı Temmuz ayı raporuna göre; 171 gazeteci cezaevlerinde bulunuyor. 25 gazeteci ise Temmuz ayı içinde gözaltına alındı. Raporda ayrıca, gözaltına alınan gazetecilerin 8’inin Özgürlükçü Demokrasi çalışanı olduğu, 41 gazetecinin yargılandığı, 5 gazetecinin tutuklandığı ve 6 gazeteci hakkında dava açıldığı aktarıldı. 5 televizyonun lisansının RTÜK tarafından iptal edildiğinin belirtildiği raporda, 3 gazeteciye 9 yıl 10 ay 7 gün hapis cezası verildiği, 3 haber sitesinin BTK tarafından 16 kez engellendiği ve 3 gazetecinin ise saldırılarda öldürüldüğü ifade edildi. Özgürlükçü Demokrasi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yılmaz Yıldız, son süreçte gazete çalışanlarının üzerindeki baskılara dikkat çekti.
‘BASIN DA OHAL’DEN NASİNİ ALDI’
Daha önce de bölgede OHAL’in zaten var olduğunu ve 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişiminin ardından bunun tüm Türkiye’ye yayıldığını söyleyen Yıldız, bu uygulamadan basının da nasibini aldığını kaydetti. Yıldız, OHAL’den sonra çıkarılan KHK’lerle başta Özgür Gündem gazetesi olmak üzere bir çok muhalif basın yayın kurumunun kapatıldığını ve birçok gazetecinin tutuklandığını hatırlattı. Yıldız, “Türkiye’de gerçeğin peşinden koşan ve gerçeğin dili olmaya çalışan ve bunu halka taşımaya çalışan bir basın var. Bir de iktidar odaklı ve iktidarın dili ve söylemi ile hareket eden bir basın var. Bu iki basın arasında bir fark var. Sokaktaki olayı, kadına dönük şiddeti veren, ekolojik tahribatı veren çok az basın bırakıldı maalesef. Bunlar da susturulmaya çalışıyor” dedi.
‘BASKI VE MÜDAHALEYİ KABUL ETMİYORUZ’
Özellikle Mersin’de polisin kendi gazete çalışanlarına yönelik baskılarına değinen Yıldız, “Mersin’de 4 dağıtımcı arkadaşımız gözaltına alınmıştı. Bunlardan Özkan Erdoğan ve Serkan Erdoğan arkadaşlarımız tutuklandı. Diğer 2 arkadaşımız halen gözaltında. Yine dihaber ve sosyalist basından gazeteci arkadaşlarımıza dönük baskılar da söz konusu. Bunun bize dönük özel bir uygulama olduğunu ve hukuksuzluğun da göstergesi olduğunu gösteriyor" dedi. Basına yönelik hiçbir baskıyı ve müdahaleyi kabul etmediklerini aktaran Yıldız, basının her alanda kendisini ifade etmesi gerektiğini kaydetti.
‘GERÇEK GAZETECİLİK ATEŞTEN GÖMLEK GİYMEKTİR’
Türkiye’de basın üzerinde ciddi bir hukuksuzluğun olduğunu vurgulayan Yıldız, “Özgür basın, gerçekleri ortaya çıkardığı için ve tabiri caiz ise kör göze parmak soktuğu için engellemeler ile karşı karşıya kalıyor” diye konuştu. Yasal bir gazete olduklarını ve Türkiye’nin birçok yerinde dağıtımlarının mevcut olduğunu dile getiren Yıldız, Mersin’de kendi çalışanlarına dönük baskılara ilişkin şunları söyledi: “Mersin’e dönük bir keyfi uygulama var. Bunun temel tanımı hukuksuzluktur. Gazete için haber yapması, dağıtılması bu konuda güvence altına alınmıştır. Bu uluslararası hukuk normlarında da vardır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”
1990’lı yıllarda özgür basın çalışanları üzerindeki baskılara dikkat çeken Yıldız, “90’lı yıllardaki gazetecilik için ‘ateşten bir gömlek giymek’ tabiri kullanılıyordu. Bugün de aynı şeyi söyleyebiliriz. Son çıkan KHK’larla başta basın olmak üzere birçok kesim susturulmak istendi. Yaşananlar örtbas edilmek isteniyor” diye konuştu. Gerçeğin peşinde olduklarını ve böyle bir gelenekten geldiklerini aktaran Yıldız, “Biz gazeteciyiz, gazeteciler de sonuna kadar haber neyse onu vermekle yükümlüdür” dedi.