İZMİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) son 3 ayda 120'den fazla işçiyi işten attı. Uğradıkları haksızlık karşısında sessiz kalmayacaklarını ifade eden işçiler, "Gerekirse açlık grevi yapacağız, çadır kuracağız. Orada kaç mevsimin geçtiğinin bir önemi yok. İşimize geri dönene kadar direneceğiz" diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait İZELMAN, İZENERJİ, İZULAŞ, Grand Plaza ve ESHOT'un aralarında bulunduğu 13 şirkette çalışan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel İş ve Türk-İş’e bağlı Belediye İş Sendikası üyesi 120'den fazla işçi, son 3 ay içerisinde belediyeye muvazaa davası (kadro) açıp kazandıkları için işten atıldı. İBB ise işçileri, “gerekmediği halde sağlık raporu alma”, “yetersizlik” ve “disiplinsizlik” gibi gerekçelerle işten attığını açıkladı.
Eylem kararı alan ve iki gün üst üste belediye binası önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yapan işçiler, İzmir Valiliği’nin engellemeleri üzerine bir süreliğine eylemlerine ara vermek zorunda kaldı. İşten atılan işçiler, sendikaların kendilerine yeterince sahip çıkmadığını belirterek, taleplerinin yerine getirilmemesi halinde eylemlerine kaldıkları yerden devam edeceklerini belirtti.
EMEKLİLİĞİNE GÜNLER KALA İŞTEN ATILDI
9 yıldır İBB Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde çalışan Ali Dağdekin (70), emekliliğine günler kala işten atılanlardan. Oğluna iş kurmak için bankadan 30 bin lira kredi çektiğini ve henüz kredinin taksitlerinin bitmediğini belirten Dağtekin, "9 yıldır belediyede çalışıyorum. Verimsiz olduğumu yeni mi anladılar. Bu bahane. Asıl sebep belediyeye açtığımız kadro davası. Kısaca hakkımızı savunduk diye işten atıldık. Sendikanın kendisini aradığını ve davadan vazgeçmesi durumunda işten atılmayacağını ileri süren Dağtekin, "Bir aldatmaca oldu. Hem davamızı geri çektik hem de işimizden olduk. Sendika yanımızda dursun. Biz işimizi geri alana kadar direneceğiz" dedi.
YÜZDE 64 ENGELLİ RAPORU VAR
12 yıldır İBB'nin hemen hemen tüm birimlerinde çalışan Barış Kaya (42) da, yüzde 64 engelli raporu olduğu halde “verimsiz” gerekçesiyle işten atıldı. Bakmakla yükümlü olduğu bir oğlu olan Kaya da, belediyeye kadro davası açıp kazandığı için işten atıldığını söylüyor.
İBB’nin zamana yayarak dava açan tüm işçileri hukuksuz gerekçelerle işten attığının altını çizen Kaya, "İşten atılan arkadaşlarımızın tamamı gerekçesiz bir şekilde işten atıldı. Atılanların ortak noktası tamamının belediyeye kadro davası açıp kazanmış olması. Şimdi bu davaları açmış olan arkadaşlarımızı 10, 15 kişilik gruplara bölerek işten atıyorlar" diye konuştu. Sendikanın işçilerle birlikte hareket etmediğini belirten Kaya, "Kabul edilebilir hiç bir yanı yoktur. Genel İş 2 ve 3 Nolu şubeler ile Ege Bölge Temsilciliği yarım günlük bir grev yaptı. Devamının gelmesini istiyoruz. Sendikanın emekçilerin yanında yer almasını istiyoruz" diye konuştu.
'GEREKİRSE AÇLIK GREVİ YAPACAĞIZ'
Yaşadıkları haksızlıklara karşı sessiz kalmayacaklarını belirten Kaya, "Biz onurlu, emeğin değerini bilen işçiler olarak ekmeğimize işimize sahip çıkacağız. Davamızdan vazgeçmedik, vaz geçmeyeceğiz. 2 kişi veya 100 kişi fark etmez direneceğiz. Bizim tek talebimiz var. İşimizi geri istiyoruz. Biz belediye önünde oturmaya başlayacağız. Gerekirse açlık grevi yapacağız, çadır kuracağız. Orada kaç mevsimin geçtiğinin bir önemi yok. İşimize geri dönene kadar direneceğiz. Tek başına ekmek, aş meselesi değil. bu bir onur meselesidir ve onurumuza sahip çıkacağız" şeklinde konuştu.
'BEL VE BOYUN FITIĞI OLDUĞUM İÇİN İŞTEN ATILDIM'
8 yıl İBB'ye bağlı İZELMAN'da şöför olarak çalışan Yener Asılbay (46), evli ve 4 çocuk babası. Çocuklarının tamamı lise ve ortaokul düzeyinde olan Asılbay, şoförlük yaptığı için bel ve boyun fıtığı hastalığına yakalandığını ve “performans yetersizliği” gerekçesi ile işten atıldığını belirtiyor.
İşten atılmasının asıl nedenin ise facebook hesabından İBB Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu eleştirmesi ve diğer arkadaşları gibi belediyeye dava açması olduğunu söyleyen Asılbay, "Ben heyet raporu ile işe girdim. Ne bel fıtığım vardı, ne de boyun fıtığım. Şimdi her ikisi de var. Şirket çalışma koşullarımızı yasaların emrettiği şekilde sağlamadığı için bugün hastayım. Boyun ve bel fıtığım dolayısıyla muayene olmak için bir kaç defa heyet raporu aldım. Ayrıca hasta olduğuma inanmadılar ve Belediye beni Eşrefpaşa Hastanesi'ne rapor almak için yolladı. Eşrefpaşa Hastanesi de benim bel ve boyun fıtığı olduğum yönünde rapor verdi. Hatta iki defa boyun ve bel ağrım arttığı için çalıştığım sırada bayıldım, iş yerine ambulans geldi. Ona rağmen bana cezalar verdiler en sonunda da işten atıldım" dedi.
"İşe sağlam girdim. Bu işi yaptığım için hastalandım bugün işlerine yaramadığım için de beni işten attılar" diye konuşan Aslıbay, "Aziz Kocaoğlu, 'adalet istiyorum' diye bağırıyor. Ben de şimdi Aziz Kocaoğlu'ndan adalet istiyorum, iş hakkımı istiyorum, tazminat istiyorum, sağlığımı istiyorum. O belediye sarayının önünde direneceğiz. Hakkımızı, emeğimizi istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'KADIN VE DERSİM'Lİ OLDUĞUM İÇİN...'
24 yıl İBB'de mutfak personeli ve aşçı olarak çalışan Elif Sefer Esen (46) ise, diğer işçiler gibi kadro davası açanlardan. Yine ağır çalışma koşullarından dolayı 4 defa ameliyat geçirmiş bir kadın işçi. İBB’nin bu ameliyatları bahane ederek “verimsizlik” gerekçesi ile işine son verdiğini söylüyor.
“Kadro davası açtığımız için, hakkımızı savunduğumuz için işten atıldık. Diğer her şey bahane" diye konuşan Esen, "İşe girerken sağlık raporu istiyorlar. İşe sağlam girdim ama sakat oldum. İşe sağlam alıyorlar işçi sakat alınca da sokağa atıyorlar" diye konuştu.
Kadın ve Dersim'li olmasından dolayı 24 yıldır hep haksızlıklara karşı direndiğini söyleyen Esen, "Kimliğimden dolayı hep baskı uyguladılar. Bir çok ayrımcılık yaşadım. Sosyal demokrat adı altında yapmadıkları kalmadı. Mezhep ayrımcılığına maruz kaldım. Hep arka plana atıldım. Derdimi anlatmak istediğimde kimse beni dinlemedi. Ama yine de işim için direndim, çalışmaya devam ettim. Ben böyle bir şeyi hak etmiyorum" ifadelerini kullandı.
'12 BİN LİRA RÜŞVET KARŞILIĞINDA İŞE ALIYORLAR'
Rapor alanların, işi aksatanların yöneticiler olduğunu söyleyen Esen, "Bizi işten atıp kendi adamlarını işe alacaklar. Yeni işe alınanlar da var. İnsanları 12 bin lira rüşvet karşılığında işe alıyorlar. Sistem bu şekilde yürüyor. Bu geri duracağız, sesimizi çıkarmayacağız anlamına gelmiyor. Tabi ki ben direnen arkadaşlarımın yanında olacağım. Sonuçta amacımız aynı. Kararlıyız" dedi.