İSTANBUL - Her iki kolu olmamasına rağmen yıllardır cezaevinde tutulan hasta tutuklu Ergin Aktaş'ın avukatı Gülizar Tuncer, CPT'nin son ziyaretinde müvekkiliyle görüştüğünü ancak görüşme sonrası durumunun daha da ağırlaştığını söyledi.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 2011 yılının Şubat ayında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve iki eli olmayan Ergin Aktaş (29), Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) 3 defa cezaevinde kalamaz raporu vermesine rağmen serbest bırakılmıyor. Sırasıyla Erzurum, İstanbul, Metris, Ümraniye, Silivri cezaevlerine sevk edilen Aktaş, son olarak İzmir Menemen R Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Tek başına ihtiyaçlarının karşılayamadığı için 5 yıl boyunca yanındaki tutuklular yardımıyla ihtiyaçlarını gideren Aktaş, yaklaşık 2 yıldır “bomba yapımını öğreteceği” iddiasıyla tecritte tutuluyor. Aktaş’ın durumu hakkında bilgi veren avukatı Gülizar Tuncer, müvekkilinin halen tek kişilik hücrede tutulduğunu ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığını ifade etti.
‘CPT KENDİSİYLE GÖRÜŞMÜŞ’
Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceyi Önleme Komitesi'ne hasta tutukluların durumuna ilişkin raporlar sunduklarını belirten Tuncer, BM ve alt organlarına, bu zamana kadarki süreç içerisinde yalnızca hükümetin kendilerine gönderdiği raporlar ve bilgilendirmelerle yetinmemeleri gerektiğini ilettiklerini söyledi. Hasta tutukluların durumunun yerinde gözlemlemeleri gerektiği ifade eden Tuncer, “Ergin ile Haziran’da yaptığım görüşmede 12 Mayıs'ta CPT'nin kendisiyle görüşme yaptığını söyledi. Görüşme döneminde Ergin'in yanında 2'si felçli 3 mahpusun da olduğunu ve Ergin'in aktardığına göre bu mahpusların havalandırmaya çıktıklarında saldırıya uğradıklarını öğrendim. Ancak CPT görüşmesine rağmen ne Ergin'in ne de diğer mahpusların durumunda olumlu yönde bir değişim söz konusu değildir. Hatta aksine durumları daha da ağırlaştırılıyor" ifadelerini kullandı.
‘MÜCADELE EDİLMELİ’
Özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve BM'nin hasta tutukluların durumuna ilişkin yaklaşımlarını çok olumsuz bir noktada olduğunu vurgulayan Tuncer, bu tutumlarının Sur ve Cizre’deki gelişmelerde verdikleri kararlarda da açığa vurduğunu belirtti. Tuncer, Türkiye'de yaşayan insanların bundan sonraki süreçte hak ve özgürlükleri için mücadele etmeleri gerektiğini söyledi.