Köylüler imece usulü ot biçiyor

HAKKARİ - Yetişkinlerin tırpanlarla ot biçerek topladığı Pınarca’da çocuklar da onlara su ve yemek taşıyor. İmece usulüyle her gün bir köylünün tarlasında çalışan köylüler, kış başlamadan işlerini bitirmek zorunda.

Hakkari Pınarca (Baleka) köyünde, genç, yaşlı, çoluk çocuk herkes kış için harıl harıl tarlalarda çalışıyor. Yetişkinlerin biçer ve tırpanlarla ot biçerek topladığı köyde çocuklar da onlara su ve yemek taşıyor. İmece usulüyle her gün bir köylünün tarlasında çalışan köylüler, kış basmadan işlerini bitirmeyi planlıyor.

TOPLANAN OTLAR SAMANA DÖNÜŞÜYOR

Kent merkezinde yaşayan ve her bahar köye çalışmak için gelen Uğur Pala, “Her bahar köye gelip biçerlerle otlarımızı biçip, bir kısmını ot bağları olarak istifliyoruz bir kısmını da patos ile saman yapıp stokluyoruz” dedi. Eskiden tırpan ve şalok (orak) ile ot biçtiklerini dile getiren Pala, şimdi bu işi makinelerin daha hızlı yaptığını dile getirdi. Sulak olan bölgelerin yılda 2 kez, kurak yerlerin ise bir kez biçildiğini söyleyen Pala, “Biçtikten sonra otları bir araya toplayıp patostan geçiriyoruz ve samanları torbalara doldurup sonbaharda bir kısmını satıp geçimimizi sağlıyoruz” dedi.

‘ŞEHİRLERDE YAŞAM KALMADI KÖYDE İYİYİZ’

Köyün gençlerinden Nebi Pala, kentlerde yaşam koşullarının günden güne biraz daha zorlaştığına dikkat çekerek, “90’lı yılarda köylerimizden zorla koparıldık. Zor günlerdi. Kimimiz aç kaldık, kimimiz bir düzen oturttu. Ama şimdi köylerimize geri döndük. Köylere geri dönenlerin ekonomik durumu kentte yaşayanlardan daha iyi. İş bulamamaya başladık ve bu nedenle köylerimize geri geldik ve şimdi ekonomik olarak daha güçlüyüz. Bu dönemde yaşamımız ot biçme ve satma üzerinde duruyor. Köyün gençlerinden bazıları kentte okuyor, bazıları ise okulu bitirmiş ve köyde yaşıyor. Bizler hepimiz yazları köyde kalıyoruz. Köyün yaşamının getirdiği bazı gereksinimler var. Bunların başında da bu mevsimde ot biçme geliyor. Hepimiz bu ay ot biçer ve biçilen otların toplanma işinde birbirimize yardımcı oluyoruz” diye konuştu.

Köydeki işlerin tamamına yakınının imece usulü ile yapıldığını belirten Rıdvan Pala, yapıla iş bölümünü, “İçimizden birisi motor ile otları biçerken 3-4 kişi de arkasında 'las' dediğimiz biçilen otları topluyor. Köyde 7’den 70’e herkes bir iş yapar. Biz gençler ot biçip toplarken, küçük çocuklarda bizlere yemek ve su taşıyor. Köyün çok büyük avantajları var. Kentlerde bunaltıcı bir sıcak varken köylerde yayla havasında rahat bir yaşam sürüyoruz” şeklinde anlattı.

MAYIS AYINDA KÖYDELER

3 aydır köyde olan Hamza Pala, “Mayıs ayı ile birlikte köye geliyoruz. Öncelikle bağ ve bahçelerimizde ihtiyacımız olacak ekinleri ekiyoruz. Ardından otlar büyüdüğünde, tarla ve biçenelerdeki otları biçiyoruz. Koyun besleyen akrabalarımız otların bir kısmını hayvanlara ayırırken, ihtiyaç fazlası ot ve samanları satıyor. Köyde 3 ay çalışıp geri kalan 9 ayı elde ettiğimiz gelir ile geçiniyoruz” dedi.

Köyde sürekli kalan ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan İshak Pala, Temmuz ve Ağustos ayında köydeki herkesin çalıştığını dile getirdi. Babasına yardım eden Ferhat Pala ise “Gezdiğimiz bütün köylerde hayat ot biçme, saman yapma ve bunun sonucunda yapılan hayvancılık ve ot ve saman satımından elde edilen gelirler üzerine kurulmuş” diye konuştu.

‘ESKİDEN YAZ BOYUNCA OT BİÇERDİK’

Evinin önünde tırpan döven Ahmet Pala da yıllarca tırpan ve şalok ile ot biçtiğini söyledi. Dik yamaçlardaki otların halen tırpan ile biçildiğini dile getiren Pala “Eskiden tüm işimiz tırpan ile yapılırdı. Ama şimdi biçerler var. Köyde herkes kendi işini yaptığı için haftalarca sadece zorunlu ihtiyaç kadar ot biçerdik. En çalışkan tırpancı 60 - 70 bağ biçebilirdi. Ama şimdi bir tek biçer günde 300 ile 400 bağ ot biçiyor” diye konuştu.

Köyün çocuklarından Bünyamin, Rojhat ve İslam ise ot biçenlere gün içinde yemek ve su taşıdıklarını anlattı. Kimi zaman ot toplamaya yardım eden çocuklar, fırsat buldukça derede yüzmeyi de ihmal etmediklerini anlattı.