'Devlet politikaları hayvancılığı bitirdi'

MALATYA - 30 yıldır çalıştığı çiftliğin hayvan bakımını ve diğer işlerini üstlenen Rahim Öztürk, devlet politikalarının hayvancılığı bitirdiğini söyledi.

Malatya'nın merkeze bağlı Aşağı Gölpınar mahallesinde 30 yıldır kahyalık (çiftlik sorumlusu) yapan Rahim Öztürk (57), doğayla, hayvanlarla iç içe olmanın kendisine huzur verdiğini, ancak her işte olduğu gibi hayvancılık ve tarımda da emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyledi. Bin 100 dönümlük bir çiftliğin her işine koşan Öztürk, çiftlikte 150 inek olduğunu ve gününün çoğunu hayvan bakımı, kayısı ağacı, yonca bakımı ve sulaması yaparak geçirdiğini ifade etti.

HAYVANCILIKTA BİTMEYEN KRİZ!

Çiftlikte bulunan 150 büyük baş hayvanın bakımı ile uğraşan Öztürk, özellikle ülkede hayvancılığın bitme noktasında olduğunu belirterek, hayvancılıkta yaşanan sorunları şu sözlerle ifade etti: "Bu sektörde yaklaşık 40 yıldır kriz var. En büyük kriz 2007’deki şiddetli kuraklık sonrasında yaşandı ve 10 yıldır devam ediyor. Kuraklığın etkisi ile yem fiyatı yüzde 100’e varan oranda arttı. Çiğ süt fiyatı yarı yarıya düştü. Bir çok hayvan sahibi ineklerini kesmek zorunda kaldı. İnek kesimi nedeniyle kırmızı et üretimi arttı. Fiyat düştü. Hükümet, yaşanan krizi göremedi, anlayamadı."

‘VERİLEN KREDİ YETERLİ DEĞİL’

Yine hayvan sahiplerine ödenen desteklemenin yeterli olmadığını belirten Öztürk, "Verilen krediler, destekler krizi çözmeye yetmiyor. Devletin verdiği kredi ve desteğin büyük bölümü ithalata gidiyor. Damızlık, besilik ve kasaplık hayvan ithal ediliyor. Bir buzağıyı yetiştirmek için bin 500 TL'lik süt içmesi lazım. Sonra buzağıyı satmaya kalkışsan 1 buçuk ya da 2 bin TL. Bir buzağıya 250 lira destekleme geliyor. 1 torba yem 55 lira. 50 kilo süt 50 lira. 5 lira cepte zarar. Ayda 150 lira zarar" diyerek ülke politikalarının kendilerini olumsuz etkilediğini ifade etti.

Hayvanlara yemin çiftlikten sağlandığını söyleyen Öztürk, "Biz kendi çiftliğimizde ottan faydalanarak ayakta durabiliyoruz. Yani burada samanı biz topluyoruz. Ya samanı olmayanlar? Bir kilo saman 50 kuruş, bir kilo sütün yarısı yani. Sütü sağıyoruz sütçü geliyor süt veriyoruz. O da alırsa almaz ise ekşiyor. Bu sıcak günlerde gelmedikleri de oluyor" dedi.

Sabahın erken saatlerinde uyandığını, çiftliğin her işine koştuğunu söyleyen Öztürk, insan emeğinin bir çok yerde sömürüldüğünü ve bir çok alanda emeklerinin karşılığının alamadığını, ancak 4 çocuğu için çalışmak zorunda olduğunu söyledi.