ŞIRNAK - Cizre'de kolektif emekle hazırlanan süt mısırları yurttaşlara hem aş hem iş oluyor. Yaklaşık 7 yıldır süt mısırını temizleyen Nuriye Beldemir emeklerinin karşılığını alamamaktan yakındı.
Şırnak'ın Cizre ilçesinde sabahın erken saatlerinde süt mısırı taşıyan kamyonun Dicle Mahallesi'ne girmesiyle beraber telaşlı koşuşturma başlıyor. Korna sesi ile uyanan mahalleli, temizlenmek için Adana, Antep ve Mersin'den yola çıkan mısır torbalarını sırtlayıp evlerine taşıyor. Mahalleli, evlerinin bahçelerine taşıdıkları süt mısırları temizleyip ayıklamak için toplanıyor.
Süt mısırı koçanları sabah saat 08.00'de püsküllerinden ayıklanıp temizleniyor ve bu işlem saat 10.00'a kadar sürüyor. Temizlenen koçanlar, bahçelerde kuçk adı verilen odun ateşinde su ile doldurulan mencêlerde (kazan) haşlanıyor. Bu işlem sırasında ateş düzenli olarak odun ile besleniyor. Kapağı kapatılan mencêlerde süt mısırlar iki saat kaynatıldıktan sonra satılmak üzere tekerlekli tablalarda bulunan kazanlara alınıyor. Yurttaşlar tüketilmeye hazır hale getirdikleri mısırları tablacılara verdikten sonra elde edilen geliri ise yarı yarıya paylaşıyor.
7 YILDIR YAPIYORLAR
Siirt'in Pervari ilçesinde yaşarken, geçimlerini sağlayamadıkları için 30 yıl önce Cizre'ye göçe eden50 yaşındaki Nuriye Beldemir, "Annemiz ve babamız da Cizre'ye çalışmak için gelirdi. Ancak biz gelip yerleştik ve bir daha kopamadık. Yaklaşık 7 yıldır ben, eşim ve çocuklarım mısırı alıyoruz, temizliyoruz, pişiriyoruz ve satıyoruz. Geçimimizi bu şekilde sağlıyoruz" dedi.
MEVSİMLİK İŞÇİLİĞİ BIRAKTILAR
Ailesi ile beraber yıllarca mevsimlik işçi olarak Mersin'e çalışmaya gittiklerini; ancak yaşadıkları bir kaza sonucu bir daha mevsimlik işçi olarak çalışmadığını dile getiren Naif Beldemir, "Siirt'te çoluk çocuğa karıştıktan sonra ailemin geçimini sağlamak zorlaştı. Para karşılığında hayvan bakıyorduk, tarım işçiliği yapıyorduk. Sonra mevsimlik işçi olarak her Eylül ayında Mersin'e gidip geliyorduk. Bir gün ben ve beraberimde 35 kişi çalışmak için Adana'dan Mersin'e götürülürken bulunduğumuz kamyonet kaza yaptı. Hepimiz yaralandık. Sonra bir daha gitmedik" diye konuştu.
'EMEKLERİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ'
Yaklaşık 7 yıldır süt mısırını temizleyip tüketime hazır hale getirdiklerini; ancak emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirten Beldemir, "Sabah kamyon geliyor. Mısır koçanının tanesini 60 kuruşa alıyoruz. Sonra temizliyoruz, haşlıyoruz. Yani bir dünya zahmet görüyoruz. Gel gör ki bu kadar emek verdiğimiz mısırın bir koçanını 1 liraya satıyoruz. Mısırı satan tablacıya da 15 ya da 20 lira veriyoruz. Odun parası da bizden gidiyor; ama mecburiyetten bu işi yapıyoruz. Aç kalmaktansa bu zahmeti çekmeye razı geliyoruz" dedi.
'EL BİRLİĞİYLE GEÇİMİMİZİ SAĞLIYORUZ'
El birliği ile evlerinin geçimini sağladıklarını söyleyen Beldemir, "Eşim, ben ve çocuklarım el birliği ile evimizin geçimini sağlıyoruz. Komşularımıza da yardım ediyoruz. Biz birbirimize yardım etmesek kim bize yardım edecek? Yazın mısır işi yapıyoruz. Mısırları da öyle rahat rahat satamıyoruz. Zabıtalar kent merkezinde dolaşmamıza izin vermiyor. Trafiği aksatıyormuşuz diye gidin mahallelere diyorlar” dedi.