Çiftçi ektiğini biçemedi!

DİYARBAKIR - Bir yılını tahıl ekimine bağlayan çiftçiler, hasat döneminde umduğunu bulamayınca evlerine borçlu döndü. Hasattan zarar eden ve pazar yerinde işçi olmak zorunda kalan çiftçiler, "Günde 6 TL kazanç ile 6 çocuğa nasıl bakarım" diyerek dert yandı.

Her yılın Ekim ayında tahıl ekimine koyulan çiftçiler, Temmuz ayında son bulan hasatla zarar etti. Diyarbakır’daki Buğday Pazarı’ndaki sessizlik ve açılmayan kepenkler, çiftçilerin içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor. Bir yılını ekin ve sulama ile geçiren çiftçi, bir sonraki yılını bağladığı hasadı satamıyor. Kepenk açan esnaf ise bir yıllık hasadına yaslanarak serinlemekle yetiniyor.

FİYATLAR DÜŞTÜ

Suların bile durulduğu pazar yerinde geçtiğimiz yıla göre hasat fiyatlarında da ciddi oranda düşüş yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl 3.70 TL fiyatı üzerinden alınan mercimek, ciddi bir düşüşle bu yıl 1.90 seviyesine indirilmesine rağmen alıcı bulamıyor. Nohut geçen yılki 3.50 fiyatını korurken, geçen yıl 97 kuruştan alınan buğday, bu yıl esnaf tarafından “rezil” olarak değerlendirilerek, 80 kuruştan alınıyor, ancak pazardan çıkamıyor. Pazarın en çok satanı arpa geçen yıl 95 kuruşa verilirken, bu yıl ancak 73 kuruşa alıcı buluyor.

HASAT KREDİYİ KARŞILAMIYOR

Hasadı elinde kalan esnaf ise “Devlet çiftçiye muhtaçtı, mağdur etti” düşüncesinde. Genel olarak devlet destekli kredi ile ekine başlayan çiftçiler, hasat ile krediyi geri ödeyemiyor. Satış fiyat listesini belirleyen Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) stok tarihini belirlemesi ile pazarda satışlar durdu. Pazarın durgunluğunu etkileyen en büyük faktör ise Yurtdışı İthal Vergisi’nin kaldırılması ile Rusya ve Kanada’dan buğday ve mercimeğin piyasaya sürülmesi oluyor. Bununla birlikte her yıl ülkeye açılan çiftçiler, bu yıl çevre kentler dışına çıkamadı. Ektiğini biçemeyen esnaf, stoklama ile işi şansa bırakmak zorunda kalıyor. Esnafın kepenk açamaz durumda olduğunu belirten esnaflardan Mustafa Tekin, “Esnaf iş yapamayınca çiftçi de yapamıyor. Bu sektörün de ölüme mahkum olduğunu görüyoruz” diyerek içinde bulunduğu durumu özetledi.

'6 LİRA İLE 6 ÇOCUĞA NASIL BAKAYIM?'

Torbaladığı ve pazara sunduğu hasadı üzerinde uzanarak serinlemeye çalışan genç çiftçilerden Mehmet İmam, hasadı zararına satınca pazarda işçi olmak durumunda kaldı. Evden pazar yerine geldiği yol parasını cepten harcadığını dile getiren İmam, “Çiftçi de esnaf ta perişan” dedi. Hasattan beklediği geliri alamadığı için pazar yerinde işçiliğe başlayan 6 çocuklu çiftçilerden İbrahim Adıgüzel ise bir günü 6 TL kazanç ile bitirdiğini söyledi. 1.30 TL üzerinden tohum aldığını, hasadı ise 90 kuruş üzerinden zarar ile satmasından yakınan Adıgüzel, “Destekleme de kesinti ile veriliyor. 6 çocuğa bu kazanç ile nasıl bakayım” diyerek dert yandı.

Özgür Paksoy - dihaber