Sera çiftçileri: Seracılık artık tefeci ve bankaların kıskacında

MERSİN - Seracılığın bankalara ve tefecilerin eline düştüğünü ifade eden Kazanlı beldesindeki sera çiftçileri, “Her sene ‘başka bir baharda’ diyorduk ama artık ne komisyoncunun, ne tefecinin parasını, ne de bankalara olan borcumuzu ödeyebiliyoruz. Seracılık çiftçiler için bitmiştir” dedi.

Mersin'in Akdeniz ilçesi Kazanlı beldesinde seracılık yaparak geçimini sağlayan çiftçiler, yıl içerisinde yaşanan sel felaketleri ardından yetiştirdikleri ürünlerde büyük zararlar yaşadı. Her yıl bin bir zorlukla borçlanarak seracılık yaptıklarını anlatan çiftçiler, bankalara, tefecilere ve komisyonculara olan borçlarını artık ödeyemediklerinden kaynaklı seracılığı bırakacaklarını dile getirdi.

‘BU SEZON FELAKETİ YAŞADIK’

Yıllardır Kazanlı beldesinde yaşadığını ve yaklaşık 25 yıldır seracılık yaparak geçimini sağladığını söyleyen çiftçi Ümit Oğuz, 2017 yılının kış aylarında Mersin'de meydana gelen sel felaketinde büyük zarara uğradığını belirtti. “Bu yıl kış ayında 3 defa sel felaketi yaşadık. Selden dolayı ürünlerimizden çok büyük miktarda zarar ettik, ürünleri kurtarmak için de bir dünya masraf ettik tekrar ürün ektik; ama ondan da kazanamadık" diyen Oğuz, "Yeni ektiğimiz biber, sezonda 50 kuruşa düştü. Onu da toplayıp satamadık dalında bırakıp kırmızıbiber olarak sattık. Ama o da kurtarmadı. Bu yıl dönüm başına 12 bin TL masrafımız oldu. Biz ise dönüm başından 10 bin TL kazandı. Çok zararımız oldu açıkçası, bu çiftçilik artık bizi öldürdü” dedi.

‘UÇAN KUŞA BORCUMUZ VAR’

Sera çiftçiliğinin artık kimselere kar sağlamadığını söyleyen Oğuz, seracılığın kendileri için çok önemli bir meslek olduğunu lakin kimsenin artık bu işten ekmek yiyemediğini dile getirdi. Oğuz, “Bu işten artık ne biz çiftçiler ne de toplayıcılık yapan işçiler para kazanamıyor. Serada artık işçilerin paralarını dahi ödeyemiyoruz. Her sene ‘Başka bir baharda’ diyorduk ama artık ne komisyoncunun parasını, ne de bankalara olan borcumuzu ödeyebiliyoruz. Borçlarımızı ödemek için tefecilerden medet umuyorduk. Ya evimizi ya da seramızı ipotek gösteriyorduk. Artık ne yapacağımızı bilmiyoruz evi tefecilere veremeyeceğim için artık seramı satışa çıkardım borçlarımı ödemek için. Şuan komisyoncuya, işçiye, bankaya ve tefeciye borçluyum tabiri caizse uçan kuşa borçluyum” dedi.

'AKP ÇİFTÇİLERİ BORÇ BATAĞINA SOKTU'

Ziraat mühendisi olarak 2002 yılından beri seracılık yaptığını ifade eden Aytaç Kurtuluş ise, AKP hükümeti öncesi sera çiftçilerinin Ziraat Bankası’ndan sadece dekar başına işletme kredisini aldığını fakat AKP hükümeti döneminde, her yıl başka kredilerle çiftçilerin borçlandığını dile getirdi. Geçen 15 yıl içerisinde çiftçiye faizsiz kredi, düşük faizler gibi kredilerin sunularak çiftçilerin borç batağına itildiğini ifade eden Kurtuluş, “Şuan 8 bin dönümlük tarım arazimde dönüm başına 8 bin 700 TL kredi çekilmiş vaziyette ve bu kredi ödenemiyor. Her sene aldığım kredileri ödemek için tefeciden borç alıyorum bankaya ödüyorum. Bu süre zarfında ise tefeciden aldığım faizin bana yansıyan borcunu da tefeciye ödüyorum. Bu gibi işlemlerden dolayı birçok çiftçi tarlalarını sattı” dedi.

Kurtuluş, “Normalde biz çiftçiler çalıp çırpmamak için, kimselere muhtaç olmamak için bu işi yapıyorduk. Ama artık bu seracılığın bittiğini söyleyebilirim yani bahar artık çiftçi için bitti diyebilirim” dedi.