Hakkari’de bal mevsimi

HAKKARİ – Ağustos’tan itibaren bal ve oğul vermeye başlayan arıların bakımını yapan Pınarcalılar, duman vererek arılarını sakinleştirdikleri kovanları tek tek inceliyor.

Hakkari’nin Pınarca (Baleka) köylünde yaşayan yurttaşlar, her yıl Ağustos ayından itibaren bal ve oğul vermeye başlayan arıların bakımını yapıyor. Bir taraftan kovanlara duman vererek arıların sakinleşmesini sağlayan köylüler, bir taraftan da kovanları tek tek inceliyor. Son hazırlıklarını yapan köylüler, bakım işinde de birbirlerine yardımcı oluyor.

BAL HAKİKİ OLUNCA FİYAT ARTIYOR

Yılın bu döneminde bal alındığını dile getiren Hasan Pala, bölgede “Kafkas arısı” olarak bilinen arı türünü beslediğini belirtti. Kasnak denilen ve içine hiçbir maddenin konulmadığı peteği gösteren Pala, “Bu gördüğünüz ne mum ne de şeker verilmeyen hakiki Hakkari kara kovan balıdır. Kafkas arısı çok uysal ve verimli bir arıdır. Bu arıların balları bugün piyasada 200 ila 300 liraya alıcı bulunuyor” dedi.

İLAÇ OLARAK ALINIYOR

Ülkenin batısından gelen kimi arıcıların arılara şeker vererek balın kalitesini düşürdüğüne dile getiren Pala, “Eğer burada bulunan ve batıdan gelen arıcılar balın kalitesini düşürmeselerdi, bizler çok daha iyi kazanacaktık. Ancak o arıcılar şekerli balın kilosunu 15-20 liraya satıyor. Ama bizler kesinlikle saf ve kaliteli bal üretmek için arının kendi başına ürettiği balları üretiyoruz. Hiçbir katkı yapmıyoruz. Onlar ise kovan başına 50 kilo şeker veriyorlar. Bizler her yıl 500- 600 kilo bal üretiyoruz. Halkımız balın kalitelisini biliyor ve birçok yerde de ilaç niyetine tüketiyor” diye konuştu.

HER RENGİN BİR SEBEBİ VAR

Bir kısmı beyaz diğer kısmı kırmızı veya siyah olan balın nedenini açıklayan Pala, “Beyaz petekli ballar, yeni oğul vermiş ve daha yavru vermeyen arıların yaptığı ballardır. Kırmızıya çalan ballar ise önceki sene yavru vermiş ve içinde yavrunun beslendiği ve sonradan oğul veren kovandan geri kalan, aynı kalitede saf baldır. Tek farkı içinde yavru beslendiği için rengi kırmızıya ya da siyaha çalmasının sebebi bundandır” ifadesinde bulundu.

MAYIS’TA BAŞLAR EYLÜL’DE BİTER

Arıların yıllık yaşam döngüleri hakkında da bilgiler veren Pala, bölge ve sıcaklığın arıların yaşamı üzerine çok etkisi olduğunu söyledi. Pala, “Botan bölgesinde Mart ayının başında yavru üretmeye başlar. Bu bölgede ise bu süreç Mayıs ayının başında başlar. Temmuz ayının sonuna kadar yavrular büyür ve oğlu vermeye başlar. Ağustos ayı sonu ve Eylül başında da arıların yaptığı balların alınma dönemidir” dedi.

HER KOVAN İHTİYACI KADAR İŞÇİ ARI ÜRETİR

Kovan üzerinden arının yaptığı balları ve yavruları tanıtan Pala, her kovanın içinde bir ana kraliçe arının olduğunu, kraliçenin olmadığı bir kovanın ürettiği yavruların tamamının öldüğünü belirterek, “Burada görülen yavruların tamamı erkek arılardır. Ancak buradan önceden zaten bir kraliçe arısı var ve üretilen arıların tamamı işçi arı olarak yetişecek ve ileride balları bu arılar üretecektir” diye anlattı.

16 YILDIR ORDU’DAN HAKKARİ’YE GELİYOR

Ordu’dan bölgeye gelen Mahmut Keskin ise önceleri dedesinin ve babasının bu işi yaptığını söyledi. Son 16 yıldır bölgeye arıcılık yamak için geldiğini dile getiren Keskin, “Benimle birlikte Ordu’dan birçok akrabamız bu bölgenin değişik yerlerinde arıcılık yapıyor. Aslında buraya rahatımız yerinde olduğu için geliyoruz. Halkın bizlere karşı yaklaşımı çok güzel gayet memnunuz. Ben Hakkari’yi ikinci memleketim olarak görüyorum. Doğasından dolayı Türkiye’ni en kaliteli ballarını üretiyoruz” dedi.

AĞUSTOS’TA BALLAR TOPLANIR

Mart ayından başlayarak Mayıs’a kadar arılara şeker ve takviye ilaçlar vererek güçlendirdiklerini belirten Keskin, “Şılğı dönemine kadar bu işlem devam eder. Nektar akış döneminde bu işlemi kesiyoruz. Ardından Ağustos ayının sonlarında çıkan balları alıyoruz. Eylül aynın 15’ine kadar da tüm balları alıp arıyı kış için hazırlamaya başlıyoruz” diye konuştu.

‘BÜTÜN KÖYLERDE ARICILIK YAPILIYOR’

Son zamanlarda bilinçli arıcılığın bütün köylerde gelişmeye başladığını belirten Ziraat Mühendisi Ferhat Pala ise “Eskiden burası arıcılık yapılan bir bölge değildi. Köylülerimiz ağırlıklı olarak hayvan besiciliği yaparlardı. Ancak kentten köylere dönüş ile birlikte, köylülerimiz arıcılıkta yapmaya başladı. Son birkaç yıldır artık hemen hemen bütün köylerde arıcılığın gelişmeye başladığını gözlemliyoruz” diye konuştu.