Tahmaz: Öcalan devreye girmeden barış sağlanamaz

İSTANBUL - Türkiye'de barışın sağlanması için Öcalan'ın devreye girmesi gerektiğini belirten Barış Vakfı Sekreteri Hakan Tahmaz, "En kritik aşamalarda devreye girmiştir. Çözüm sürecinin ilerlemesinde büyük bir emeği olduğunu görüyoruz. Edirne'deki yurttaşın ‘bizi bu süreçten çıkaracak insanın eli neden güçlendirilmiyor’ diye sorması lazım" dedi.

Türkiye'de yeni barış sürecinin başlama koşullarının olmadığını belirten Barış Vakfı Sekreteri Hakan Tahmaz, çözüm sürecinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın önemine dikkat çekerek, "Öcalan en kritik aşamalarda devreye girmiştir. Çözüm sürecinin ilerlemesinde büyük bir emeği olduğunu görüyoruz. Toplumun, ‘bizi bu süreçten çıkaracak insanın eli neden güçlendirilmiyor’ diye sorması lazım" dedi. Tahmaz, "Türkiye'nin çözüm sürecini bitirmesiyle artık Kürt sorunu Türkiye sorunu olmaktan çıktı. Bölge sorunu oldu. Türkiye çözüm inisiyatifini elinden kaçırdı. Artık çok aktörlü ve yönlü bir Kürt sorunu ile karşı karşıyayız" diye konuştu.

'BARIŞIN ADRESİ FIRAT'IN BATISINDADIR'

Ankara'nın Kürt korkusunu yenmesi ve güvenlik politikasını değiştirmesinden sonra ancak yeni bir sürecin başlayacağına dikkat çeken Tahmaz, "Bu politikaların değişmesinin yolu özellikle AK Parti'ye oy veren seçmenlerin bu politikalara oy vermemesiyle olur. Kürt meselesinin çözümünü ve barışı Samsun'da, Edirne'de, Tekirdağ'da, İzmir'de ve Ankara'da ararsak olur. Fırat'ın batısı nasıl bir barış istiyor? Fırat'ın batısı, ‘Kürtler nasıl yaşamak istiyorsa bizler rıza gösterecek miyiz’ sorusuna cevap vermeli. Barışın adresinin artık Diyarbakır değil de Fırat'ın batısı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

'ÖCALAN'IN SÖYLEDİKLERİ BUGÜN TEK TEK GERÇEKLEŞTİ'

"Dolmabahçe Mutabakatı"na dikkat çeken Tahmaz, "Bu mutabakat 2014'teki krizin aşılması içindi ama başarılamadı. Bu süreci doğru okuyamayadık. Ortadoğu'nun bugün içerisinde bulunduğu kaos durumunu Öcalan görüp bir an önce büyük bir ittifak önerdi. Bu ittifak bir yönüyle de Türkiye'nin kaos içine sürüklenmemesinin sigortasıydı. Bu görülemedi. Bunu sadece devlet için söylemiyorum. Biz barış için çalışanlar, siyasi aktörler fark edemedik. Ne yazık ki bunda sevinilecek bir hal yok üzülecek bir hal var. Öcalan'ın o gün söyledikleri bugün tek tek ortaya çıkıyor" dedi.

'FIRSATI KAÇIRDIK'

Türkiye'nin Kürt sorununa ilişkin bugün yürüttüğü politikalar ile artık Diyarbakır'ı ikna edemeyeceğini belirten Tahmaz, "Ankara, PYD'ye karşı husumet tutumunu devam ettirerek, Diyarbakır'ı ikna edemez. Bu nedenle bu fırsatı hepimiz elimizden kaçırdık. 1929-1930 yılında Ortadoğu'da genç Cumhuriyet'in Kürtlere karşı izlediği politika ne ise, bugün Ankara'nın izlediği politika aynı. Kürtleri devşirme politikasına dönüşmüş vaziyette" diye konuştu.

'ÖNERİLER HAYATA GEÇİRİLMEDİ'

Çözüm sürecinde "Akil İnsanlar" olarak Türkiye'ni 7 bölgesinde halklarla yaptıkları toplantı sonucunda AKP’ye yaptıkları önerilerin hiçbirisinin uygulanmadığına da dikkat çeken Tahmaz, "AK Parti, Kürt korkusundan dolayı kendi beka sorununu oluşturdu. Ankara, Kürt siyasal hareketini tasfiye etmeyi, Rojava'da herhangi bir hak kazanılmaması için politikalar yürütüyor. Yine Erbil'de de referandum gündemde ve bunu da kendisi için tehdit olarak görüyor. Bugün Kürtler arasında birlik süreci yaşanıyor ve tarihi bir durumdur. Buradan barış gelişecek. Bu ülkede yaşayanların tek bir yolu var. Biz kendi Kürtlerimizle barışabilirsek, bu kaos durumundan çıkmak için fırsat yakalamış oluruz" şeklinde konuştu.

'GÖZLEMCİ HEYETİN OLMASI GEREKİR'

Kolombiya'da süren 50 yıllık savaşa dikkat çeken Tahmaz, "Toplum ikiye bölünmüş müydü bölünmüştü. Referandum yapıldı. İlk önce barışa hayır dendi. İkinci referandumda barışa evet denildi. İki nedenle kazandı. Ve Türkiye'nin bundan sonuç çıkarması gerekir. Bir barış için net programlar ve güçlü siyasi irade gerekir. Türkiye'nin çözüm sürecinde ve Oslo sürecinde çözüm iradesi olmadığı ortaya çıktı. İkincisi taraflar arasındaki uzlaşmaya katkı sunacak Öcalan'ın da ısrarla söylediği gözlemci heyet oluşturulmalıdır. Bunlar olduğunda başarılı olabiliyor. Türkiye'de barıştan yana bir siyasi irade olursa bu yola girilebilir. Bu yola girilmesi için de artık Ankara, Kandil, İmralı üçgeninde sürecek bir görüşmeyle bu iş olmaz. Batıdaki sivil toplumun devreye girmesi gerekir. Öcalan'ın dediği gibi gözlemci heyetin olması gerekir" diye konuştu.

'ÖCALAN'IN ELİ NEDEN GÜÇLENDİRİLMİYOR?'

Öcalan ile ne zaman görüşmeler kesilse Türkiye'de çatışmalı bir ortama girildiğine dikkat çeken Tahmaz, "Türkiye ne zaman askeri ve tutuklama operasyonlarına başlarsa İmralı'daki etik, yasal olan görüşmeleri kesiyor. Çünkü, Öcalan'ın çözüm sürecinde oynadığı performansını biliyor. Kamu müsteşarı görüşmelere Öcalan'a 'Siz taktiksel yaklaşmıyorsunuz, stratejik yaklaşıyorsunuz' demişti. Ben nasıl yaşıyorsam Kürtlerin de öyle yaşamasını istiyorum. Barış istiyorum. Peki, bunu kolaylaştıracak kim? Öcalan'dır. O zaman ‘neden bu insanı tecride alıyorsunuz? Cezalandırmaya gidiyorsunuz? Ya da neden bu misyonu oynamasına izin vermiyorsunuz’ sorusunu biz sormalıyız. Bir gerçek var. Öcalan en kritik aşamalarda devreye girmiştir. Çözüm sürecinin ilerlemesinde büyük bir emeği olduğunu görüyoruz. Edirne'deki yurttaşın ‘bizi bu süreçten çıkaracak insanın eli neden güçlendirilmiyor’ diye sorması lazım" dedi.

'DAHA DA KATMERLEŞTİ'

"Öcalan devreye girmeden ne Genelkurmay Başkanı, ne ABD, ne de Tayyip Erdoğan Kandil'i ve Kürtleri ikna edemez" diyen Tahmaz, "Türkiye, bugün veya 10 yıl sonra; birlikte yaşamaya karar verse de, ayrı yaşamaya karar verse de mutlaka ama mutlaka masada konuşup çözecektir. Öcalan, 'bu süreç bitecek ve bu süreç biterse beni ölmüş bilin. Süreci hızlandıralım, başkaları parmağını sokmasın' demişti. Bu bir mesajdı. Aktörler çoğaldı. Daha da katmerleşti. ‘Ne oldu da bu süreci bitirdiniz’ demek lazım. Toplum, Öcalan'ın Oslo sürecinden bu yana oynadığı rolü sorgulamalıdır" diye konuştu.

'4 PARÇADAKİ KÜRTLER AKTÖR OLDU'

Kürt sorununun Erdoğan başkanlığındaki AKP’yle artık çözülemeyeceğini düşündüğünü kaydeden Tahmaz, "Gecikme, Türkiye'ye daha fazla bedel ödetir. Savaşmanın da ayrılmanın da zemini masada geçecektir. Toplumun tüm kesimini barışa ikna etmek lazım. Bu da diyalog ve müzakereyle olur. Türkiye'nin işi de zorlaşıyor. Türkiye'nin korkulu rüyası haline gelmiş PKK bu masada. Güçleniyor. 4 parçadaki Kürtler aktör oldu artık" dedi.

Mehmet Şah Oruç - dihaber