Türkiye'nin İdlip hesabı

İDLİP - Ezaz'da patlayan bomba yüklü araç, Türkiye'nin Şehba'da olduğu gibi İdlip'te yaratmak istediği defacto durumun bir çatışması sonucu olduğu belirtiliyor. Türkiye'nin Akdeniz'e açılan İdlip hattını kontrol ederek, ABD ve Rusya ile pazarlık masasına oturmak istediği ifade ediliyor.

Türkiye'nin İdlip planlarının ABD ve Rusya'yı karşısına alabileceği bir mecraya doğru ilerlediği belirtiliyor. Türkiye Şehba'da El Bab'a kadar uzanan hatta, yarattığı defacto (fiili) durumu şimdi de İdlip'te yaratarak Akdeniz'e açılacak ABD ve Rusya kanalının önüne bariyer kurup pazarlık masasına oturmak istiyor.

GRUPLARIN ÇATIŞMASI İDLİP SENERYOSU MU?

Bu kapsamda öncelikle İdlip'i kontrol eden El Nusra ve Ehrar El Şam grupları ile ilişkilerini kesip, denetimindeki grupları bu ‘uluslararası terör’ damgası yemiş gruplarla çatıştırıyor. Bu kapsamda Şehba'da resmi olamasa da destek aldığı bu grupların tasfiye edilmesini önüne koyunca, Ehrar El Şam'ın Ezaz başta olmak üzere Cerablus sınırına kadarki alanda bulunan TSK destekli gruplara saldırıp hakimiyet sağladığı belirtiliyor. Yine Ezaz'da hakim olan ABD destekli Cephe El Şemiye adlı grubun Ehrar ile birlikte hareket ettiği kaydediliyor. Bölgeden kaynaklar, Cerablus sınırına dayanan Ehrar'ın TSK destekli gruplardan esir aldıklarını Şehba'da önemli askeri noktaların bırakılması şartı ile salıverdiğini belirtti.

Ezaz'daki bomba yüklü aracın patlatılması olayının da Şehba'daki bu savaşın sonucu olduğu belirtiliyor.

TÜRKİYE'NİN HESAPLARI

Yine desteğindeki grupları Ehrar karşısına diken TSK'nin Şam'ın 10 kilometre kuzeydoğusunda yer alan Guta beldesinin doğusunda 28 Nisan'da Ceyş El Îslam adlı grubun Tahrîr El Şam, Ehrar El Şam ve Feyleq El Rehman adlı gruplara saldırdığı öğrenildi. Feyleq El Rehman adlı gruptan bir savaşçının verdiği bilgiye göre; rejim ile savaştıkları esnada Ceyş El Îslam'ın fırsat bilerek saldırdığını ve ellerindeki askeri noktaları bırakmak zorunda kaldıklarını belirtti. Tahrîr El Şam da 28 Nisan tarihli açıklamasında kaynağın söylediklerini doğruladı. Ceyş El İslam'ın "Fırat Kalkanı" gruplarına destek açıklaması yaptığını ve Türkiye'nin onların eli ile İdlip operasyonunun hazırlığını yaptığını ifade eden kaynaklar, TSK destekli Semerqend Tugayı, Sultan Murad Tümeni, Firqat El Hemze, Lîwa Sultan Osman, Tecûma Festaqim Kama Umrîd, Firqa El Şemalîye, 9’uncu Firqa, 23’üncü Firqa, 51’inci Lîwa ve Minix Devrimci Bürosu'nun da açıklama ile Ceyş El İslam'a destek bildirdiklerini aktardılar.

Türkiye'nin grupları birbirlerine kırdırtarak Nusra, Ehrar ve Tahrir gruplarını İdlip operasyonu dışında bırakmak istediğini ifade eden kaynaklar, Ehrar'ın Ceyş El İslam'dan saldırıları durdurmasını istediğini, masada anlaşmanın sağlanabileceğini belirttiğini ifade etti.

TÜRKİYE DEFAKTO YAPABİLİR

Türkiye bu hesapları ile gruplar arasında çelişkiler yaratarak onları istediği noktaya getirmek istese de, ABD ve Rusya'nın hesaplarının farklı olduğu belirtiliyor. Rusya rejim ve YPG ile İdlip operasyonunu düzenlemeyi şimdilik ertelese de, İdlip'te var olmayı vazgeçilmezi olarak görüyor. Yine ABD Rusya'nın hesabını Rakka operasyonu sonrasına erteleterek İdlip'te kendisin de olması gerektiğini ifade ediyor. Akdeniz'e açılan kapı olarak stratejik önem oluşturan İdlip'te kimin hesaplarının tutacağı gizemini korurken, Türkiye'nin Şehba'da olduğu gibi yaratmak istediği defacto durumun zor olduğu kabul ediliyor.

MASADA TÜRKİYE OLMAYACAK

Uluslararası siyasetleri fayda esasına dayanan ABD ve Rusya'nın Türkiye'nin hareketlerini kontrol ettiği, dönemsel olarak İdlip operasyonuna sesiz kalabilecekleri de başka bir senaryo olarak ortada dururken, Türkiye'nin oluşturulacak masada olmasının plan harici olduğu belirtiliyor.