ANKARA - Efrîn’e askeri olarak girmek isteyen ve bu konuda uluslararası düzeyde zemin yoklayan Türkiye, yaptığı görüşmelerden istediği sonucu alamadı. Birçok çevre, Kürt bölgelerine yapılacak olan müdahalenin yenilmek üzere olan DAİŞ için hayat öpücüğü olacağını ve Türkiye’ye kaybettireceğini düşünüyor.
Daha önce uluslararası güçlerin oluru ile Cerablus üzerinden Suriye’ye askeri müdahalede bulunan Türkiye, “Fırat Kalkanı Harekatı”ndan istediği sonucu alamayınca bu kez doğrudan doğruya Kürt bölgelerine saldırı hazırlığına girişti. Son günlerde Efrîn sınırında yoğunlaşan askeri hareketlilik ve bu yönlü verilen mesajlar gözleri, Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırılarına çevirdi.
HALEP YENİLGİSİ
Türkiye’nin Efrîn üzerinden desteklediği silahlı grupların bulunduğu İdlib-Ezaz arasında koridor açmaya çalışırken, aynı zamanda Kürt bölgesini de kendisine bağlı silahlı gruplarla işgal etmek istiyor. İdlib’de daha sonra ismini değiştiren El Nusra’dan Ceyş El Mücahidin’e, Ehrar El Şam’dan Cund El Aksa’ya kadar onlarca silahlı grup var. En büyük grupların başında El Nusra ve bağlantılı gruplar geliyor. Haliyle gruplar arasında anlaşmazlık var ve yer yer çatışmaya dönüşüyor.
Türkiye daha önce bu grupları “Fetih Ordusu” isimli bir oluşumla bir araya getirmeye çalıştı ancak yaşanan çatışmalardan dolayı bu proje gerçekleşemedi. Üstelik bu grupların birçoğu Halep’te Suriye rejimine karşı yenilip İdlib’e çekilmiş gruplardan oluşuyor, dolayısıyla bir güven sorunu yaşıyorlar. İşte Efrîn’e yönelik bir saldırı ile bu grupların derlenip toparlanması, kendilerine yeniden güven duymaları da hedefleniyor.
EFRÎN DİPLOMASİSİ
Türkiye bu meseleyi dün iç kamuoyu tartışmalarından çıkararak, Rusya ve ABD ile yaptığı görüşmelerde gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump ile aynı gün içerisinde gerçekleştirdiği ayrı ayrı telefon görüşmelerinde bu konu temel tartışma maddelerinden birini oluşturdu. Yine ABD’nin DAİŞ ile mücadele özel temsilcisi Brett McGruk, YPG ile görüşmelerinden sonra apar topar Ankara’ya gelmesi de Efrîn diplomasinin bir parçası olarak ön plana çıktı.
EFRÎN SALDIRI YENİLMEK ÜZERE DAİŞ’E CAN VERİR
Türkiye daha önce Cerablus’a girerken, ABD ve Rusya’nın olurunu almıştı şimdi de Efrîn için almak istiyor. Ancak bu konuda her iki ülkenin Kürtlerle birlikte hareket etmelerinin ötesinde kaygıları ve çekinceleri var. Öncelikle Efrîn saldırısıyla Suriye’de oluşan dengenin bozulacağı ve kaosun derinleşeceği kaygısı hakim ve oluşacak olan kaos ortamının da DAİŞ gibi yapılanmaların güç ve zemin bulmasına yaradığı daha önce deneyimlendi.
ABD, Suriye iç savaşının başladığı günden beri en az çatışmaların yaşandığı ve başından beri en güvenli alanların başında gelen, savaştan kaçan mültecilerine ev sahipliği yapan Efrîn’e yönelik saldırı talebinin iyi niyetli değerlendirmiyor. McGruk’un Ankara’daki Efrîn temasları sonrasında yaptığı, “DAİŞ’in geri dönülmez şekilde yok edilmesi için görüştük” sözleri de bu gerçeğe işaret ediyor. ABD, hem güvenli alanların güvensiz hale getirilmesinin DAİŞ’e zemin sunduğunu biliyor hem de Efrîn’e saldırılmak istenen ve aralarında El Nusra gibi yapıların da bulunduğu silahlı grupların neredeyse tamamının militan yapısı olarak DAİŞ ile geçişkenliğini daha önce Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) üzerinden denediği “Eğit Donat” projesi üzerinden biliyor. Türkiye’de eğitilip gönderilen militanlar daha önce DAİŞ’e katılmıştı. Dolayısıyla ABD, şimdi Rakka’da yenilmek üzere olan ve can çekişen DAİŞ için Efrîn saldırısının yeni bir hayat öpücüğü olacağını düşünüyor.
EFRÎN GİDERSE HALEP TEHLİKEYE GİRER
Rusya’nın tavrında kimi farklılıklar olsa da kaygıların kesiştiği alanlar var. Öncelikle Rusya meseleye müttefiki Şam rejiminin çıkarları üzerinden yaklaşıyor. Efrîn’in işgal edilmesi ve oraya yerleşecek olan grupların daha önce Halep’te yenilen gruplar olduğunu biliyor ve bu grupların Efrîn’e girmelerinin savaş kapasitelerini artıracağının farkında. Ayrıca coğrafi olarak Efrîn’in de bu tür grupların eline geçmesi, Rusya ve Suriye rejiminin uzun uğraşları sonucu muhaliflerden temizledikleri Halep yeniden çevrelenmiş olacak, Halep’in güvenliği riske ve tehlikeye atılmış olacak. O yüzden Rusya, Kürtler ile Türkiye’nin karşı karşıya gelmesini dert edinmezken, bu konudaki kaygıları nedeniyle Türkiye’nin Efrîn’e girmesine çok sıcak yaklaşmıyor. O yüzden Türkiye’nin dün Rusya ve ABD nezdinde yaptığı girişimlerden istediği sonucu almadığı görünüyor.
TÜRKİYE’YE İZİN VERİLİRSE!
Her şeye rağmen bu ülkeler tarafından Türkiye’nin Efrîn’e girmesinin yolu açılarsa, Türkiye ve Kürtlerini karşı karşıya getirme, birbiriyle çatıştırma ve bunun üzerinden iki tarafı da terbiye etme stratejisi işlemiş olacak. Ancak Efrîn’e yönelik saldırının özellikle “Türkiye’ye büyük kaybettireceği ve AKP iktidarının sonunu getireceği” şimdiden en çok konuşulan ihtimallerin başında geliyor.
Kenan Kırkaya - dihaber