Göl sakinleri duvara tepkili

VAN - Van Gölü’nün doldurularak, 3 metre yükseklikteki beton bloklarla 400 metre boyunca perdelendiği Kıyıcak Mahallesi’nde yaşayan ve duruma itiraz eden yurttaşların isimleri Emniyet, Jandarma ve Kaymakamlık yetkilileri tarafından not edildi.

Van’ın Edremit ilçesi Kıyıcak bölgesinde, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü hizmet binası ve lojmanları gerekçe gösterilerek köprülü kavşak yapılması çalışmaları mahkeme kararına rağmen devam ederken, konuyu yargıya taşıyan Kıyıcak Mahallesi sakinleri duruma tepki gösterdi.

SEÇİM BİTTİ SÖZLER UNUTULDU

Gölün doldurularak, 3 metre yükseklikteki beton bloklarla 400 metre boyunca perdelendiği bölgede, yaşam alanlarının yok edildiğini dile getiren mahallilerden Emine Çuğ, Van halkının sessizliğinden yakındı. Siyasetçilerin seçim öncesi gelerek vaatlerde bulunduklarını hatırlatan Çuğ, seçim sonrası kimsenin uğramadığını dile getirdi. Çuğ, “Biz gelen siyasetçilere bu duvarı istemediğimizi söyledik ve davada açtık. Her gelen milletvekili söz veriyor ancak söz ortada kalıyor. Durdurma sözünü tutmadılar” dedi.

‘KORKU İÇİNDE BEKLİYORUZ’

Örülen duvar ile göle ulaşımın tamamen kesildiğine dikkat çeken Çuğ, yüzdükleri, piknik yaptıkları alanların şimdi yok olduğunu dile getirdi. Çuğ, “Bizleri buradan göndermek istiyorlar. Bizim tapumuz da yok. Her an buradan çıkaracaklar diye korku içinde bekliyoruz” diye konuştu.

‘İTİZAR VE MAHKEME KARARI DİNLEMİYORLAR’

Yurttaşlardan Kutbettin Yaşar, örülmeye devam edilen duvarın yalnızca insanlara değil doğadaki canlılara da büyük zarar verdiğine vurgu yaptı. Mahkemenin kararını hatırlatan Yaşar, “Sen ne kadar itiraz edersen et bildiklerini okuyorlar. Burada herkesin bağı, bahçesi var. Ancak şuan kimin gelip kimin gittiği belli değil” diye tepki gösterdi.

‘DOĞAMIZDAN UZAK DURSUNLAR’

Yapılan çalışmanın mahalleyi nefessiz bıraktığını ifade eden Sibel Çuğ, “Bizim köyümüzden, doğamızdan uzak dursunlar. Bu köyde çoğunlukla tapu yok, tapusu olmayanlar ne yapacak? Bu inşaatın başlamasında beri 3 senedir çok sıkıntı yaşıyoruz. Belediye geldikten sonra daha büyük sıkıntılar oluştu” diye konuştu.

‘YÜZLERCE AĞACIM YOK EDİLDİ’

Şahin Güler de, rant için köylerinin yok olmakla karış karşıya kaldığına vurgu yaptı. Örülen duvar ile birlikte yüzlerce ağacının yok edildiğini paylaşan Güler, şimdi de evleri ile duvar arasına ayrı bir duvar örülmek istendiğini söyledi. Güler, tepkisini şöyle dile getirdi: “Bizim doğa ve göl ile bağlantımızı kesecekler. Doğayı bu şekilde tahrip etmeye gerek var mıydı? Bir sürü ağacı kestiler. Neredeyse 20 ton ağaç telef oldu. Bu da yetmezmiş gibi karayollarının bulunduğu binanın arazisi, bizim tarım alanımızdı ve onu da kamulaştırdılar. Elimizde ne varsa aldılar. Biz bunu bilseydik asla müsaade etmezdik. Su ürünleri üniversitesi kuracaklardı güya, sonra bir baktık su ürünleri oldu karayolları.”

‘HAYVANLARIN OTLAK ALANI YOK EDİLDİ’

Mahallede çobanlık yapan Zeki Çuğ ise, hayvanlarının otlak alanlarının yok edilmesine tepki göstererek, “Koskoca binaları getirip diktiler, insan bu doğaya kıyar mı? Başka yer mi yoktu? Buradan akşama kadar kepçe dozer geçecek. Eskiden hayvanları burada bırakırdım, kendileri yolu bulur gelirdi. Ancak şimdi inşaat yüzünden gelemiyorlar” dedi.

‘ÇUKURA GİRMİŞ GİBİYİZ’

Otlak alanın 300 dönümlük bölümüne inşaat yaptıklarını ve yine 400 dönümlük arazide de yakın zamanda inşaatın başlayacağını dile getiren Çuğ, “Edremit kaymakamı orayı da vermiş. Van’ın en güzel köyünü mahvettiler. Kocaman istimdat duvarı ördüler. Sanki çukura girmiş gibiyiz” diye konuştu.

‘KİM SESİNİ ÇIKARTIYORSA, İSMİNİ YAZIN!’

Önce örülen duvar için imza topladıklarını, bu nedenden dolayı baskıya maruz kaldıklarını paylaşan Çuğ, şunları söyledi: “Seçimlerden önce buraya geldiler. Size iş vereceğiz diye kandırdılar bizi. Biz dilekçe verdik durdurduk inşaatı. Daha sonra buraya Emniyet Amirini ve İlçe Jandarma Komutanını geldi. Kim sesini çıkartıyorlarsa ‘Bunların ismini yaz’ diyordu. Ben elimi kaldırdım ‘Kaymakam bizi perişan ettiniz’ dedim. Hemen ‘Bunun ismini yaz’ dediler. Benim ismimi yazmışlar şuan. Bize şantaj yaptılar. ‘Evet, vermezseniz evleriniz yıkılacak, evet verirseniz tapu vereceğiz’ dediler.”