EDİRNE - Referandum sürecinde “Hayır”ı örgütleyecek olan Trakya Üniversitesi öğrencileri, “Trakya Başkanlığa 'Ayır' Diyor" başlığıyla AK Parti'nin 14 yıllık icraatlarının anlatıldığı "Başkanlığın Faturası" şeklinde bildiri hazırladı.
Referandum sürecinde “Hayır”ı örgütleyecek olan Trakya Üniversitesi öğrencileri, “Trakya Başkanlığa 'Ayır' Diyor" başlığıyla AK Parti'nin 14 yıllık icraatlarının anlatıldığı "Başkanlığın Faturası" şeklinde bildiri hazırladı. Trakya Üniversitesi'nde okuyan Halkevi ve Üniversite Kadın Kolektifi üyesi genç kadınlar da, "Üniversiteler de 'Başkanlığa Hayır' diyor" diyerek yaptıkları çalışmaları ve neden "Hayır" dediklerini anlattı. "Hayır dedirtmeliyiz” diyen kadınlar, sandıktan çıkacak sonuçtan da oldukça umutlu.
‘HAYATLARIMIZ HAKKINDA DENETLENEMEZ YETKİ VERİLİYOR’
Kadınlar olarak bulundukları her alanda tacize, cinsel saldırı ve şiddete, kadın düşmanlığına karşı "Hayır"ı örgütleyeceklerini söyleyen Trakya Üniversitesi Radyo TV Teknolojileri Bölümü öğrencisi Derya Saadet, “Kürtaj yasası ile bedenimiz hakkında karar vermeye çalıştılar, ‘Hayır’ dedik. Geçtiğimiz aylarda bir yasa tasarısıyla tecavüzü aklamaya çalıştılar. Buna da izin vermedik. Kadın düşmanlarına defalarca ‘Hayır’ın hayır demek olduğunu anlatmaya çalıştık. Şimdi ‘kadın erkek fıtratı gereği eşit değildir’ diyen bir adama karşı hayatlarımız hakkında denetlenemez yetki vermeye çalışılıyor. Biz de kadınlar olarak tek adam diktatörlüğüne, başkanlığa ‘Hayır’ diyoruz. Böylece, üniversitedeki kadınlar olarak, amfilerde, üniversitenin aydın kimliği ile bulunduğumuz tüm yerlerde kadınların ezilmesine, kadınların tacize ve tecavüze uğramasına ses çıkarıyoruz aslında” dedi.
'TRAKYA ‘AYIR’ DİYOR'
AK Parti’nin 15 yıllık iktidarı boyunca her kesimden insana farklı gerekçelerle saldırdığını ve baskı altına almaya çalıştığını ifade eden Saadet, bunlara alışmadıklarını söyledi. Saadet tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda 16 Nisan’da yapılacak olan referandumda Edirne halkının neden ‘Hayır’ demesi gerektiğini “Trakya ‘Ayır’ diyor, Üniversiteler de başkanlığa ‘Hayır’ diyor” başlığıyla çıkardıkları “Başkanlık Faturası”nı kapı kapı, sokak sokak dağıttıkları bilgisini verdi. Saadet, devamında şöyle konuştu: “Edirne’de AKP’nin 14 yıllık iktidarı boyunca neler yaptığını anlatan Başkanlık faturalarını dağıtarak insanlara birşeyleri göstermeye çalışıyoruz. Sadece üniversitelerde değil, mahallelerde faturaları dağıtarak, sokaktan geçen amcayı da pazara giden teyzeye de ‘Hayır’ı örgütlüyoruz. Biz bu faturaları dağıtırken de güzel geri dönüşler alıyoruz. “Trakya ‘Ayır’ diyor” yazısını gören ‘Biz de ‘Ayır’ diyoruz be ya! diyor. Genel olarak Trakya ‘Hayır’ diyor. Biz bunu aldığımız geri dönüşlerden biliyoruz. Biz bu faturaları dağıtırken hiç ‘Evet’ diyeceğim diyen çıkmadı."
‘UMUTLUYUZ, ‘HAYIR’ DEDİRTEBİLİRİZ’
Trakya Üniversitesi Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Deniz Karabulut, "Hayır" şarkıları hazırlayarak, temas edebildikleri herkesle "Hayır" sesini yükselteceklerini belirtti. Edirne’de Olağanüstü Hal (OHAL) yasaklarından kaynaklı yapacaklarının afiş asımı, sticker ve bildiri dağıtmakla sınırlı olduğunu söyleyen Karabulut, eve hapsedilen ve gittikçe artarak şiddetlenen erkek-devlet şiddetine maruz kalan kadınlara "Hayır" demek için yeterli sebep olduğunu ifade etti. Karabulut son olarak, kadınlar olarak her zaman umutlu olduklarını söyleyerek, ‘Hayır’ dedirtebiliriz” dedi.
‘ZORLU SÜRECİN ÖNDERLİĞİNİ KADINLAR YAPACAK’
Her süreçte olduğu gibi bu zorlu sürecin önderliğini yapacak olanların yine kadınlar olduğunu ifade eden Deniz Karabulut, devamında “Çünkü her alanda bizi vurmaya çalışan erkek bir iktidar var. En ön safta kadınların olması gerekiyor. Biz kadınlar sütyenlerle, pedlerle yere ‘Hayır’ yazısı yazdık. O tabloya ilk bakanlar da kadınlardı ve o kadınların yüzünün güldüğünü gördük” diye konuştu.
'HAYIR' DEMEK İÇİN BİRÇOK GEREKÇE VAR'
Trakya Üniversitesi Sağlık Bölümü öğrencisi Kübra Meriç ise, “Başkanlık dediğimiz sistem Türkiye için uygun bir sistem değil. Cumhurbaşkanı şuan başkanmış gibi herkese hükmediyor. Meclise hükmediyor, akademisyenini attırıyor, gazeteleri kapatıyor, Kürdü tutuklatıyor. Bu kadınlar için de böyle. Kadınlara ‘sen sus, şort giyme’ diye söylemleri vardı en basitinden. Tecavüz yasası aklandı, Ensar’ı korudular, kadın vekilleri meclisten attılar. Dolayısıyla kadınların ‘Hayır’ demesi için birçok gerekçesi var” dedi.
‘HAYIR’ DEMEK İÇİN ÇOK FAZLA ÖRNEK VAR ELİMİZDE’
Trakya Üniversitesi Arkeoloji bölümü öğrencisi Merve Bektaş da, kendi "Hayır" gerekçelerini şöyle sıraladı: "Ben bir kadın olarak toplum tarafından dışlanıyorum ve en çok ezilen bölümdeyim. Çalışıyor olmam sıkıntılı, okuyor olmam tuhaf karşılanıyor. Gece sokağa çıkamıyorum, mini eteğimle sokağa çıktığımda taciz ediliyorum. Bu ülkede laiklik mücadelesi verdiği için tutuklanan Ayşegül Başar gibi kadınlar var. Tecavüz aklanmaya çalışılıyor, çocuklara uygulanan istismar korunuyor bu ülkede. ‘Evet’ diyenler neden 'Evet' dediklerinin farkında değiller. Sadece ‘güçlü bir Türkiye’,‘istikrar sürsün’ gibi söylemler yüzünden diyorlar. 'Sen 'Evet' dediğinde bak böyle olacak' demeliyiz. Çünkü aslında çok fazla örnek var elimizde. Bak ‘Evet’ dediğin zaman çocuklar istismar edilmeye devam edecek, insanlara geleceğin için ‘Hayır’ demen gerekiyor diye gerekirse günlerce anlatmalıyız. Kadın olduğun için, cinsel kimliğin için ‘Hayır’ı örgütlemeliyiz. Bunlar bir kadın olarak, ‘Hayır’ demem için sağlam gerekçeler."
Necla Demir / Uğur Atabay - dihaber